Düşler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Düşler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2019 Cumartesi

DÜŞ KIRIKLIĞI






DÜŞ KIRIKLIĞI
----------------------------------

  Hemen hemen her insanın içinde, derinlerde olan düşleri vardır; dünyaya, yakın çevresine dair… Bir hele geçirsem şu mevkii, göstereceğim günlerini! Bir kazansam büyük ikramiyeyi, görecekler günlerini!

  Düşlerimizin gücü, derinliği hemen hemen hepsinin çevremizden etkilenip şekillenmesinden ibarettir. Yazı ve okuma hayatı içindeki insanlar daha fazla düş kurarlar. Zaten işlerinin yarısı düşlerden ibarettir. Yaratıcılığın vazgeçilmezidir düşler…

 Çocukluk zamanımın düşü, rüyaya dönüşmüştü. Öyle etkilenmişim ki sabahleyin kalktığımda Gülsüm Ninemin kurduğu yer yatağında bakkal dükkânını arıyordum. O kadar üzüldüm ki; nereye gitmişti o güzelim bakkal dükkânı!

 Yıllardır yerel basında; Sığdaki Derinlikler isimli köşemde yazıp duruyorum. Sadeliğine sade, beklentisiz olma açısından da bir idealistin sağlamlığı kadar sağlam durduğumu sanıyordum…

  Hâlbuki için için, her sözcük, her çalışma beni bir parça daha öteye, düşler ülkesine de taşımıyor değildi. Belki bir gün bir kitap, bir hikâye ve daha yukarılara çıkma düşü… Bütün bunların tek sebebi var; yaşadığımız toplumun beklentileri…

 Bizler bu beklentilere boyun eğdiğimiz an sıradanlığın yolculuğuna başlıyoruz. İster yazar, çizer, düşünür olalım; ister başka şey; toplumun “AFERİN” demesine muhtacız… Bu yüzden aldığımız büyük araçlar, evler; bir an önce başkalarını duyurma istekleri; ezici güzellikleriyle doludur…

 Beni düşünden uyandıran kişi yine bizim gibi bir yazar oldu. Julus Renard bir gece ruhlar âleminden değil de edebi dünyadan, onun yaşam dolu sayfalarından sıyrılıp bana seslendi;

“ Kendinde büyük bir yetenek olduğunu ortaya koyma isteğini yitirdiğin an, gerçek bir gelişme gösterebileceğini unutma!”

 Gitti bütün düşlerim! Ünlü, zengin olma heyecanım; hepsi bir toz bulutu gibi dağılıp gitti…

  Peki, ama bir söz bunca düşü, kurguyu bir den yerle bir eder mi? Yüzüncü Maymun Teorisini hatırlatmak isterim. Bir de koca bir bardağı taşıran en son küçük damlanın büyüklüğünü…

 İçimde, ruhumda bir şey daha dengelendi. Sonsuz beklentilerin garip sancılarına ayrılan zamanın ne büyük, ömrümüzün ise ne kadar küçük olduğunu anlamak adına; pek de iyi; pek de insanüstü bir hissiyat…

Güven Serin