YENİ KARPUZLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YENİ KARPUZLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2024 Salı

TEKİRDAĞ'DAN PAŞAKÖY'E, YENİ KARPUZLU'YA YOL GİDER

 

Kamera Güven

Kamera; Güven

Kamera Güven

   TEKİRDAĞ’DAN PAŞAKÖY’E, YENİ KARPUZLU’YA YOL GİDER

    ( Yeni Karpuzlu Gecesi: Eğlence, Misafirperverlik, Neşe İçindeydi )

  Kitaplarda yazar mı bilmem ama yolun yolcusu olmuş, kendisiyle barışmak için kavgaya başlamış olanların doğdukları yerlere adanmış sağlam kökleri vardır. Geride hiçbir zaman, eskiye terk etmedikleri anıların, akrabalıkların ve dostlukların, arkadaşlıkların, önemi büyüktür ve değerlidir.

   İnsanın sosyolojisini, toplum içerisindeki değer ve önemini çok büyük binaya benzetirsek, büyük binanın da sağlam olmasını isteriz. İnsanın sağlamlığı da sadece kendine verdiği önemden değil, içinde bulunduğu toplumun hüzün ve eğlencelerinden de haberdar olması, onlarla bütünleşmesidir diye düşünüyorum.

   Bu konuda oldukça eksiklerim olduğunu biliyorum. Çoğu tanıdığımın, akrabamın neşeli ve hüzünlü günlerinde yakınlarında olamamanın o sağlam ve sıkı bedelini de anlıyor ve hissediyorum.

   Çocukluk arkadaşımla yola çıktık: Yeni Karpuzlu’da gece yapılacak kır düğünü, bir insanlık neşesi olan yere gitmek adına… Önce anneme uğradık. Her annenin sevinci onunda yüzünde, gözlerinde; kadim annelerin ki kadar temiz ve değerli… Annemin bahçesinde Şerif Bilir ile kahve yudumlamak, zamanın ve mekânın dışında gibiydi. Her aradığımda gördüğüm, görebileceğim istikrarlı bir arkadaş, dost ve insan…

   Ali Amcam ile Melahat Yengem ( Sütannem ) için olduğu kadar, kızları Zekiye ve Ümit için de bir o kadar değerli, anlamlı gecenin Yeni Karpuzlu düğün alanına geldiğimde, özlediğim tanıdıklarla, akrabalarla görüşme şansım oldu.

  Ümit ve Zekiye, kızları Tuğba’nın mutlu gecesine çok iyi hazırlandıkları gibi bu mutluluğu gelen herkese çok iyi tattırmak, hissettirmek ve paylaşmak için oradaydı ve hazırdılar.

  Tanıdık yüzleri, gönülleri ve gülümsemeleri görmek çok güzel… Ali Amcam, Sütannem, Yusuf ve sevili eşi, Yılmaz ve sevgili eşi, Selçuk ve sevgili eşi, kızı ilk selamlaştığım, sarıldığım akrabalarım oldu. İsmail Amca, Süleyman Amcamın kızı Birsen, Oktay ve sevgili eşleriyle ayaküstü konuşmak, bağları bu topraklarda olan ve yazı sanatıyla yatıp kalkan birisi için tarihsel bir an olmaktan başka bir şey değildi…

   Çocukluk arkadaşım Zekeriya, İrfan ve Ender ve daha bir sürü insan; Balkanların hemen kıyıcığında gün, milyar yıldır dönüşüp geceye doğru battığı gibi yine güneş doğudan doğup, batı diyarından; bizim ovalarımızın üzerinden batıyordu.

   Düğün törenleri, milli bayramlarımız, dini bayramlar ve ölüm törenleri; her yolculuğa çıkmış yazı insanının aradığı tek şeyi; SAMİMİYET…

   Ümit ile Zekiye Sezer’in evlatlarının mutlu gecesi ve geleceklerinin olduğu Seçkin Atlı kır düğün alanında işte tam da bu içtenlik vardı…

    Görünen o ki, nitelikli olan, emek harcanan ve içinde gönül bağları olan her türlü eğlence, tören çok değerli izler bırakıyor. Tuğba ile Atahan’ın mutluluğu, aile olmak için anlaşıp karar vermeleri, milletimizin geleceği, toplumumuzun devamı için ne kadar alkışlansa azdır…

  Çok uzun zamandır böyle gün batımı izlememiştim. Birazdan insanların dolacağı kır düğün alanı, müzisyenlerin hazırlanma telaşları, gelen misafirleri ağırlayan Zekiye ve Ümit’in duruşu ve zafer kazanmış bir komutan gibi etrafta balonlarını küçük çocuklara satan baloncu… Hepsi, günün diğer dünyalara doğru ilerlediği, Yeni Karpuzlu’ya gece çökerken, yaşam adına kıpır kıpır, değerli bir heyecanın içindeydiler…

  Doğduğum topraklara hep barışık gelmenin huzuru, hiçbir sözcükle anlatılmayacağını biliyorum… Ama fakat ve lakin-siz bir dünya özlemiyle, bütün cehaletime rağmen, insanca yaşayıp sadece hüzünlü halleri değil, mutluluğun olduğu, saadet pınarlarının aktığı zamanların da kıymetini bilip anlamak; yaşama ait olan insan tarafına düşen bir borcun da ödenmesidir diye düşünüyorum.

  Yeni Karpuzlu mutlu düğün gecesinden geriye çok değerli anılar kaldı. Gördüm ki Modern Türk kadınları, modern Türk erkekleri; yemesini de, içmesini de, eğlenmesini de çok iyi biliyor. Orkestra ve sanatçı şarkısını söylerken, alanın genişliği, düzen ve hizmetin çok iyi oluşu, birkaç yudum içkinin verdiği lezzet bir yana, barışçıl insanların yakınlarında, onlarla yan yana olup çok çabuk gecen ömre bir yeni anı ve değer eklemenin kıvancı bir yana…

  Tuğba ve Atahan; mutluluğunuz daim olsun… Zekiye Sezer ve Ümit Sezer; bir akrabayı hatırlamanın, onurlandırmanın ve mutluluğunuzu paylaşma samimiyeti için, teşekkürü borç biliyorum…

 Güven SERİN 








28 Şubat 2024 Çarşamba

DOĞAN SEYFİ ATLI HENÜZ YOLUN BAŞINDAYDI

 

İNTERNET

                       DOĞAN SEYFİ ATLI, HENÜZ YOLUN BAŞINDAYDI

    Doğan Seyfi Atlı kimdir derseniz: -Söylenecek çok sözümüz var, derim… Günümüzden 23 yıl önce sadece sporseverler, ailesi, akrabaları, arkadaşları değil tüm ülkeyi yasa boğan genç ölümün, geride bıraktığı efendiliğin, sporcu karakterinin de ismi; Doğan Seyfi Atlı’dır…

   18 numaralı formaya yeni kavuşmuş, Ege diyarının Denizli Birinci Lig Takımı Denizli Spor’a henüz tat vermeye başlamış, gollerini sıraladığı, Beşiktaş ve diğer büyük takımların transfer listesine aldığı zamanlarda 21 yaşında yaşama veda eden genç yeteneğin adıdır; Doğan Seyfi Atlı…

   1980 yılı Tekirdağ doğumlu olsa da, Edirne'nin İpsala İlçesi, Yeni Karpuzlu Beldesi’nin öz evladının adıdır; Doğan Seyfi Atlı… Kaderi babasıyla aynı yazılmış olmanın destansı acılarını yaşatan, yaşayan, geride dupduru güzellik, hüzün, enerji bırakan bir genç insan…

  Babası, Doğan Seyfi Atlı 5 yaşındayken trafik kazasında ölüyor. Ya kendisi? Babasının ölümünden 16 yıl sonra Aydın yollarında trafik kazasıyla sone eren bir yaşam, yetenek; sadece Yeni Karpuzlu, sadece Denizli şehrini değil, ülkemizin şehirlerini de henüz silinmemiş yaşlara, yaslara boğan, öyküsü yarım kalmış bir kardeşimiz…

  Doğan Seyfi Atlı’nın ismi birçok spor tesisine verildi.23 Şubat 2024 günü gezisi, son duraklarımızdan çay için durduğumuz yerin ismi de Doğan Seyfi Atlı’dır. Çaylarımızı getiren garson da Doğan Seyfi Atlı yaşlarına yakın olmalıydı. Güler yüzü, enerjik bakışıyla kısa sohbetimizden sonra mekânın ismini bir kez de ondan dinledim. Birkaç yüz metre ötede ise Yeni Karpuzlu Mezarlığı ve o mezarlıkta yatan: Her daim 21 yaşında hatırlanacak bir insan; Doğan Seyfi Atlı edebi sessizliğe gömülmüştü.

   Hep söylenir, hatırlatılır ya, gerçek ölüm artık seni bir kişinin dahi hatırlayamadığı, anmadığı zaman olur, diye… Bu tür sözler, inançlar belki de insanın özleme, yitirilmiş olan canlara yaktığı bir destanın başlangıcı, icadı bir teselli gibi görünse de, milyonlarca, milyarlarca insanın olduğu gezegenimizde, herkes-her insan Doğan Seyfi Atlı gibi yıllar sonra anılmaz; anılamaz…

  Samimiyet, sevgiyle, sportif zekâ ve gönül bağlarıyla anılan isimleri sanat eserlerine benzetiyorum. Edebi klasik eserler; öykülerini tüm dünya bilmek, öğrenmek ister. Ve öğrenilince, unutmamak, nesilden nesle aktarmayı gönüllülük, taptaze bir samimiyet içinde yapar; o ismi ölü değil, dipdiri tutarlar…

    Doğan Seyfi Atlı’nın büyüdüğü, amatör heyecan içinde top koşturduğu Yeni Karpuzlu, tıpkı Doğan Seyfi Atlı gibi, yeni doğmuş, yepyeni atılımlar yapıyor. Bakımlı evleri, sokakları, her zaman yaşam-hareket olan çarşısı, o gün içerisinde geçtiğimiz, gördüğümüz birçok köy ve beldeden çok öndeydi.

  Bir yere bağı, o yeri sevme biçimine sevdası olanlar bırakıp gitmek yerine yaşayıp yaşatmayı tercih ediyorlar. Doğan Seyfi Atlı da öyle; Yeni Karpuzlu’nun, Keşan Anafartalar Spor’un, Edirne ve Denizli Spor’un varlıklarına, onun isminden çok önceki var oluşlarına ayrı, sportif bir heyecan, genç bir coşku katıyor…

   Yeni Karpuzlu beldesinden, çocukluk arkadaşlarımın, sohbetlerimin olduğu diyarlardan 3 km doğuya geldiğimde karşıma çıkan yer bir başka anıların, izlerin, acı ve mutlulukların olduğu Paşaköy oldu…

    Viran, buruk, küskün bir halde; birçok yere bakmamak, görmemek için korkaklığa sığınarak geçip gittik; Frişka rüzgârının Tekirdağ’dan geçip gitmesi, şiirlere karışması gibi…

  Doğan Seyfi Atlı için yıllar ve yıllar sonra bir yazı kaleme alırken, doğa 23 kez kendini yenilemiş, gezegenimiz 23 kez yıldızının etrafında dönmüş, milyarlarca km yol almıştı.

  Nice Doğan Seyfi Atlılar; disiplinli, enerjisi ve sportif yeteneği yüksek çocuklar doğdu ve doğacak... Bu yazıyı kaleme alırken, hiç konuşmadığım, yakından görmediğim Doğan Seyfi Atlı’yı ona yakın, onunla bir gönül bağı kurmuş bir insan hassasiyeti, duyguları içinde yazdım. Duygularım, oldukça derin oldu. Yaşama tat katan nice genç ölümleri de düşününce daha da diplere inmeden edemedim…

 Güven SERİN