İyi ve kötü diye nitelemekten vazgeçtim! Az veya çok; kandırmacalarına ayak uyduramadım! Özgürlüğü,sınırsızlığın cahilliği olarak göremiyorum! Arayışım odur ki, milyarlık insanın milyonluk kültürlerine açım ben! Bulunduğum yeri sürekli eşeleyip bataklık yapmak yerine, ilerlediğim yerleri patikaya çevirip, insanlığıa doğru küçük adımlar atmanın heyecanını arayan bir gezginim ben.
14 Kasım 2022 Pazartesi
HUZUR
1 Ekim 2022 Cumartesi
YEDİ ÇINAR,YEDİ GÖLGE,YEDİ HUZUR
YEDİ ÇINAR, YEDİ
GÖLGE, YEDİ HUZUR
Sahilin sonlarına doğru Yelken Kulüp, yakınlarında bulunan yedi çınar ağacı, tam manasıyla oraya sığınanlara yalı, sahil keyfi yaşatıyor…
Sahilde yüzlerce, hatta binlerce çınar ağacı varken, insanlarımıza neredeyse yaz güneşinden korunma, denize yakın durma ve bir parça dinlenme, seyir şansını sadece yedi çınar ağacı veriyor.
Kim nasıl ektiyse, tam da halkın hizmetine sunacak şekilde planlayarak ekmiş. Sonradan ekilen çınar ağaçları ise ilerleyen zamanlarda yola, yol aydınlatma ışıklarına zarardan başka bir şey vermeyecek gibi görünüyor.
Sahilde bulunan yedi çınar ağacının altında belediyemiz tarafından bırakılmış 7–8 tane bank var. İnsanlar, aileleri, arkadaşları, bazen de kendileri gelip bu banklara bir kurtuluş gibi oturuyorlar.
Burasını,fırtınalı bir havada sığınılan liman gibi kabul edenler de var. Gölge tamam… Deniz tamam… Aynı zamanda karşı ki çayhaneden buraya kadar gelen Nasip Bey, kahve, çay, su, tost hizmeti de verince; kısıtlı imkânlarla mutlu olmayı bilen insanımız için her şey tastamam…
Şehir nüfusu 200 Bini çoktan aştı. Yedi çınar hep aynı kaldı. Buraya yetmiş yedi çınar ağacı ekilse azdır. Yüzlerce bank yerleştirilse yine de azdır. Çünkü insanımızın ucuz, güvenli yerlere ihtiyacı var. Hatta insanımız bu konuda fazlasıyla aç ve açıkta…
Sıkışınca her yönetici, her siyasetçi halka koşar. Hak ile halk yan yana anılır ve ona sığınılır. Öyleyse halkın olan halka niçin sunulmaz. Sahilde, denize girilecek hiçbir alan neden bırakılmaz?
Yelken Kulüp ile İlhan Lokantası tam da halkın huzur bulacağı, deniz ile iç içe olup, halk plajı olarak kullanılacağı, halk yürüyüş yolu olabilecek bu değerli yerler; beş on kişinin hizmetine bırakılmış. Bu kurumlar, bu kuruluşlar bu insanlar burayı satın mı aldı? Denizimiz, kıyı şeridimiz herkesin değil midir?

