KIRKLARELİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KIRKLARELİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2024 Salı

SAKİN ŞEHİR: KIRKLARELİ VİZE

 

Kamera; Güven Vize



Kamera; Güven 

Kamera; Güven 

                                      SAKİN ŞEHİR: KIRKLARELİ VİZE

    Bilinen ismiyle Cittaslow, sakin şehir felsefesi-hareketi 1999 yılında İtalya’da doğdu ve tüm dünyaya yayıldı. Ülkemizde bu harekete-felsefeye ilk üye olan kentimiz, İzmir Seferihisar oldu.

  Daha ayağımızın tozuyla geldiğimiz bölgemizin sakin şehir hareketine üye olmuş Kırklareli Vize ilçemize geçmeden önce bir Hitit duasını da, etkilenerek okuduğum bu kadim sözcükleri de hatırlatmayı borç biliyorum;

“ Tanrım beni yavaşlat,

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir.

   Zamanın sonsuzluğunu göstererek,

Bu telaşlı hızımı dengele… M.Ö.2000”

   Sakin şehir felsefesine dokunurken biz insanların hız merakımız, aşırı telaşımız ve çok sınırlı ömürlerimiz karşısında yeterince sakin olamayışımızı, sırf bu yüzden mutlu ve huzurlu yaşamlardan fazlasıyla uzak kalışımızı büyük bir elem içinde ifade ediyorum…

   Bu telaş niye? Bu büyük kargaşalar niye? Tam olarak nereye koşuyoruz? Hangi zamanlara ait yaşamlar için bunca kaygı, telaş ve hüzün?

   İlk sakin şehrimiz İzmir Seferihisar’ı yıllar önce ziyaret ettiğimizde fazlasıyla etkilendim. Özellikle Kaleiçi denen yerdeki, taş ve ahşap yapıların onarılması, korunması ve yaşamın içine dâhil edilmesi kendi adıma çok büyük kazanımdır. Tıpkı, şehrimizin Ertuğrul Mahallesi, Çiftlikönü Mahallesi ahşap kültürlerin, bu felsefeyle onarılıp, huzurlu insan yaşamlara dâhil edilme umutlarım gibi…

   Yıllar sonra çok yakınımızda olan yere, geç kalmanın hüznü ve cehaleti ile gittim. Binlerce kilometre ötedeki yerleri anlatırken övünüp de,90–100 km ötedeki sakin şehrimiz Kırklareli Vize’yi ancak bu zamanda ziyaret etmek, kendi adıma geç kalınmış bir buluşma oldu…

    Tam olarak nedir bu sakin şehir hareketi?

   Giderek hızlanan, gürültüye, kargaşaya teslim olan şehirlere karşın, yavaş yaşamayı esas alan şehirlerin bir araya gelmesidir. Bireylerin birbiriyle iletişim kurabildiği, sosyalleşebildiği, kendi kendine yetebilen, sürdürebilir olan, yenilebilinir enerji kaynaklarını kullanan, doğasına, kültürüne ve göreneklerine sahip çıkan, altyapı sorunları olmayan, nüfusu 50 binden az olan kentler sakin şehir kentleridir.

   Sakin şehir hareketi İtalya merkezli olması bir yana daha çok yeni bir oluşum. Vize de bu harekete katılan, henüz bu felsefenin başında olan yeşil doğası ve misafirperverliği ile öne çıkan çok değerli ilçelerimizden birisi.

   Bu hareketlere sadece belediyelerin üye olması yeterli değildir. Bir süreliğine bir takım gelişmeler sağlansa da, sakin şehir hareketinin en önemli tarafı; halktır. Halk benimser, yaşadığı yerle çok samimi, içten ve duyguları sürekli denetleyip, temizleyen akıl yoluyla destek olur, sahiplenirse yaşamın başka renkleri, desenleri, kokuları da görülüp duyulmaya başlayacaktır.

   Gezdiğim iki sakin şehir, İzmir Seferihisar ile Kırklareli Vize toplumsal ve şehircilik anlayışına ve geleceğimize daha umutla baktığım yerlerimizden oldu. Vize’nin sakin şehir bölgesindeki bahçeli evleri, tarihi eserleri, yeşillikleri, gezi, dinlenme parkları ve botanik park-bahçe olabilecek konumdaki korulukları ve insanlarıyla birlikte ilerleyen zamanlarda çok daha önemli insan başarılarına imza atacaklarını düşünüyorum.

  Vize kalesi, tarihi cami ve kilisesi, sakin şehir hareketiyle birlikte yenilenen Arnavut kaldırımları, yolları, her türlü damak ve bütçeye uygun yeme içme yerleriyle birlikte insanın, insanlık yolculuğunda bir başka öyküsünü anlatıyor ve bizleri sakin olmaya, sakin şehrimiz Vize’ye davet ediyorlar…

 Güven SERİN


 

  











4 Mayıs 2023 Perşembe

ATAM SANA KOŞUYORUM

 


Kamera Güven


Kamera; Güven

Kamera; Güven

                                   ATAM SANA KOŞUYORUM!

  Yolun yolcusu olmak, görünenden öte zordur. Alışılmış yaşamın, beklentinin dışına taşmak; ancak Köy Enstitü, Kepirtepe ruhuyla yeşermiş olanların tercihleri arasında yaşama dâhil olur.

  Buda, yolun yolcusu olmadan önce sıradan aile yaşantısı içinde sadece çocuklarının babası, eşinin kocasıydı. Yunus Emre’de öyle, daha birçok özel insan için öyle…

  Dr.Fedai Kürtül Kepirtepe mezunu, Gebze’de yaşayan Kırklareli doğumlu, içinde özgürlük aşkı taşıyan bir sporcu, diş doktoru ve Kepirtepeli’dir. Renkler, kokular, desenler, notalar ne kadar önemliyse, insanı erdemli, özgün ve özgür kılan bir karakter için, matematik, fen dersleri kadar üretim, felsefe, sanat dersleri de o kadar önemlidir.

  Köy Enstitü geleneğinden gelen okulların yatılı oluşu, toprağı işleyip, Dünya Klasikleri, sanatı, felsefe ve bilimiyle de yüzleşmesi; dünyamızın uydusu ayın üzerindeki derin çarpışma izleri kadar derin kültürel izler bırakmıştır. Sadece çiftçi, asker, çoban yazgısına hapsolan bir toplumun çocukları, erkek olacak evlatlarını değil, kadın olacak evlatlarını da bağrına basmayı, onlarsız toplumların şarkılardan, renklerden de uzak kalacağının ispatıdır…

   Kadının da, erkek gibi öncü olacağını, uygar dünyanın kadınları, erkekleri gibi üretirken, icatlar, düşünürken de buluşlar yapacağımızın en güzel hatıralarıdır; Kepirtepe esintileriyle büyüyen çocuklar için…

   1961 doğumlu olan Dr.Fedai Kürtül,27 etaptan oluşan yolculuğu-koşusu 23 Nisan 2023 günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, Atatürk’ün doğduğu yer, Selanik’ten başladı.

  2 Mayıs 2023 günü öğle üzeri Malkara Tekirdağ etabı tamamlandı. Kendisinin ve yanında bulunan Kepirtepeli arkadaşlarının elini sıkıp, kısa sohbetimizde özgün olanı gördüm. Bildik, su üzerine yazılan sevinç, alkışlardan çok uzak; yüreğine düşen Atatürk sevgisini, sportif zekâ, heyecan ve emekle bir araya getirerek Atatürk’ün doğumunun 142. ve Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100.yılına denk getirerek, belki de kendi eserini böyle inşa ediyor…

  Dr.Fedai Kürtül, Gebze’de yaşıyor. Çocukluk anılarıyla birlikte yaşadığı yer ise Kepirtepe ve Dolhan Köyü. En hakiki sevgi, çocukluğun sakin sularında ekilen tohumların yeşeren iradesiyle sahiplenen sevgidir. Sözcüklerden çok eylemi, hareketleri ve koşularıyla anlatan, aktaran birisi de Dr.Fedai Kürtül’dür.

  Günümüzden 7–8 yıl önce Kepirtepe özlemleri alev alev tüterken, bir başka koşu-eylem; “ OKULUM SANA KOŞUYORUM!” sportif, sosyal ve kültürel etkinliği çok daha zor koşullarda; Gebze’den Kırklareli Kepirtepe’ye koşmuştur.

  Dr.Fedai Kürtül için koşma eylemi-sporu aynı zamanda suskun Kepirtepe ruhunu da anlatma biçimine dönüşmüş. Berlin, Barcelona, Prag, İstanbul (5 kez )Runtalya, İznik Ultra, Likya Ultra Maratonları bir yerde, yolun yolcusu olmuş bir insanın kendisini bulma, yüreğindeki evrensel sevgiyi, sürekli çelişkiler yaratan, kırgınlıklar üreten dünyayı da protesto biçimidir…

  Atatürk’e Saygı koşusu çok anlamlı bir zamanda başlamış ve yine çok değerli bir zamanda,19 Mayıs 2023,Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda Ankara Anıtkabir’de sona erecektir.

  Özgün düşünce insanı,doğduğu topraklardan,yetiştiği okullardan,tanıştığı arkadaş ve öğretmenlerinden aldıklarını aynı bir çiftçi gibi işler.Bilim insanı gibi yeni icatlar da yapar.Eskiyen,insanı bunaltan,bir sürü kargaşa içinde 19 Mayıs 1919 ruhu kadar net,soğukkanlı ve inanmış halde yola koyulur; en sert rüzgârlar eserken dahi…

   Dr.Fedai KÜRTÜL; sizinle, arkadaşlarınızla kısa da olsa tanışma ve sohbet etme imkânını buldum. Daha da umutluyum! Beni davet eden Mehmet Çevik’e de ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.

    Yaşama kattıklarınız ve katacaklarınız adına, hareket denen şey evrenin en sevdiği enerjidir; sizleri kutluyorum…

 Güven SERİN