Mobbing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mobbing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2015 Pazartesi

MOBBİNG


Fotoğraf; İnternetten


MOBBİNG-BEZDİRME-YILDIRMA-PSİKOLOJİK TACİZ

  Hangi iş yerine gidersiniz gidin bir parça mobbing bulmak mümkündür. Hatta hangi eve, kapalı kapıların ıssız diyarlarına gidersek gidelim mobbing iyi bir gizlenme ustası gibi biraz çabadan sonra bize yüzünü gösterebilir.

  Bitmemiş insan yolculuğu tamamlanmamış psikolojik yapısı; bin bir güzellik yanında inanılmaz arızalarla doludur. Gurur, kibir, hırs; geri bildirimden yoksun bir vicdan… En eğitimli insandan, en eğitimsize kadar hepsi mobbing uygulayıcısı veya kurban durumuna düşmüş olabilir.

 Mobbingi besleyen birçok neden vardır. Kurbanın sessiz oluşu, zamanında şikâyetçi olmaması, korkuları gibi… Mobbing ustaları kurbanlarını sınarlar. Daha sonra kendi toplumu içinde kabul görecek hale getirip zorbalık kanunlarını uygulamaya geçerler. Dışlama, yalnızlaştırma, psikolojik eziyetlerin bazılarıdır.

  Prof. DR. M. Emin Önder’in anlattığı doğrultusunda kişilerin ruh sağlığı, fiziksel sağlıklarını etkileyen çok önemli stresördür. Kişileri çaresiz bırakıp tüketilme özelliğine sahiptir.

 “ Travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, tükenmişlik sendromu, anksiyete bozuklukları, fiziksel hastalıkları hatta bireylerin intiharların yüzde 15’ler civarında olduğunu göstermektedir.”

  İnsanın yüceliğinin yanında zorbalığı da büyük insanlık kaidesi üzerinde iyi ve kötü bir anıt gibi dimdik ayaktadır. Bu zorbalıkların en kötüsü de büyük çoğunluğu birçok insanın gözleri önünde yaşamın biricik parçası gibi sürüp gider.

  Mobbing, yani bezdirme, psikolojik taciz en yakınımızdaki okulda, hastanede, bir başka işyerinde; az veya çok muhakkak uygulanıyordur. Biraz dikkatle bakınca; her gün eleştirdiğimiz, yetmezlik, memnuniyetsizlik içinde bize hizmet vermeye çalışan hemşirenin, doktorun, maliye çalışanı, belediye çalışanının gülmeyen, gülümsemeye çalışan yüzünde mobbingin derin izlerini görebilirsiniz.

  Kendimizin önemi ve önemsizliği o kadar derin ve o kadar uzağa kaçmıştır ki; dibe vurulmuş kadercilik anlayışı yanında, korkunç ilgi, alaka bekleme telaşı içinde “ benim kim olduğumu biliyor musun!” haddini bildirme telaşı içinde saldırıp duruyoruz.

  Bilim çalışmalarında, renk ve göz alıcı teknolojide en önde koşturan tüm insanlığın işine karışma büyüklüğü gösteren ABD’de yaklaşık altı çalışandan birisi yıldırma mağduru olduğu biliniyor. Avrupa’da bu sayı % 11 düzeyinde. ABD’de kamu çalışanları arasında yapılan incelemelerde % 42’si kadınlar, % 15’i erkek çalışanlar olmak üzere, iş yerlerinde duygusal tacize ve zorbalığa uğruyorlar.

  İsveç’te intiharların % 15’nin yıldırma kaynaklı olduğu biliniyor. Tayvan % 50,9, Bosna % 76 , ülkemizde ise yıldırmaya maruz kalma oranı % 86,5 olduğu belirlenmiştir.

 Ne kadar övünsek azdır değil mi dostlarım! Çalımımızdan, gururumuzdan, çifte kavrulmuş kabak çekirdeği gibi tatlı sözlerimizden geçilmezken; yıldırma konusunda, bezdirme yolculuğunda da en önlerdeyiz…

 Mobbing konusunda en hassas ülke Almanya. O yüzden yerle bir olmuşken çekim kuvvetine sahip güçlü bir gezegene dönüşmüştür. Almanya mobbingi “hastalık yaratan bir durum” olarak kabul etmiştir.

 Zorbalarla ilgili yapılan çalışmalarda bu kişilerin saldırganlık eğilimlerinin oldukça yüksek, şefkat duygusundan yoksun olduğu anlaşılıyor. Kurbanın ise en önemli özelliği kendini savunacak durumda olmaması. Kolay bir av olması…

 Tacizciler genellikle benmerkezci, önyargılı, kendi normlarının benimsenmesinde ısrarcı kişiler oluyor. Kurbanları ise, çekingen, kaçıngan kişiler. Kendini ifade etme ve hakkını aramada zorlanan kişiler.

 Alınacak önlemlere gelince; iş yeri yaşamının demokratikleşmesi, çift taraflı denetim ve geri besleme. Şeffaflık, bağımsız denedim. Yükselme ve pozisyonların, işe özgü nesnel ölçütlere bağlanması.

 Kişisel önlemlere gelince; rahatsızlıkları geciktirmeden, biriktirmeden anında söylemek! Haksız, baskıcı uygulamaları ve taciz girişimlerini başkalarıyla paylaşmak! Amirlerden gelen anlamsız emirleri ve uygulamaları yazılı olarak kaydetmek! Uygunsuz davranışları üst makamlara bildirmek! Gerekiyorsa, tıbbi ve psikolojik yardım almak; hem yardımcı olacak ve hem de kanıt…

 Güven Serin