YUNUS USTA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YUNUS USTA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2023 Salı

GANOSLAR TEKİRDAĞ İÇİN FIRSAT-ŞANS

 

Kamera; Güven Ganoslar Diyarı

Kamera; Güven

Ganoslar Diyarı
Yunus Usta,Ben,Lokman Bey

Kamera; Güven Ganoslar

Yunus Usta,Lokman Bey,Özkan Hoca
Yunus Usta,Özkan Hoca,Lokman Bey
Kamera; Güven Ganoslar Diyarı

Ganoslar Diyarı Gündüz Kampı
Çoban Ateşi

             GANOSLAR-IŞIKLAR, TEKİRDAĞ İÇİN FIRSAT-ŞANS

   7 Mayıs günü Tekirdağ’ın güney batısına doğru; Ganoslar diyarına yola çıktık. Yöreyi avucunun için gibi bilen Yunus Çakır, doğada olmak, insan sosyalliği ve kültürel yaşamına inanmış olan diğer arkadaşlarım; Lokman Turan ve Özkan Papatya, bildik yolun yolcusu olmak, bir günlüğüne de olsa sıkıcı şehir gününü, farklı ve masalımsı bir Ganos gününe çevirmek için yine dağlardayız.

  Aynı arkadaşlarla bir yıl önce Ganoslar’ın kuzey tarafını; Semetli Köyü-Mahallesi kır ve dağlarında “Şafak Yürüyüşü” yapmış, günün diğer günlerden ayrılması için yürümüştük.

   Ganoslarla içli dışlı oluşumun üzerinden geçen yıllar, bu alanda kendi tecrübe ve dönüşüm bilinci ve tercihlerine de sahip olmamızı sağladı. Bildik ticari, zoraki yürüyüş, kamp olgusundan öte, gönüllü ve kalbimize, günlük yaşama daha çok şey ( Duygu, etkinlik, tecrübe, marifet) katmak için üç yöntem geliştirdik.

   Ganoslara; kır, doğa sevgi ve saygısı olan, bizimle gelmek, yürümek isteyen her yaşta insanın gelmesi adına:

Gece Kampı

Şafak Yürüyüşü

Gündüz Kampı

Olarak üç ayrı doğa buluşması, etkinliğini kültürel hale getirdik. Yıllar yılları izledi ve gördük ki dağlara, vadilere, doğanın en özgün yerlerine harcanan her emek, fazlasıyla geri dönüyor.

Nasıl mı?

   İnsan ruhunu ve sosyal yaşamını zenginleştirmenin yanında, doğa ve insan arasındaki; kırılgan, kaba, anlaşılmaz konularını da bilgelikle süslüyor…

  İster gündüz kampı, ister gece kampı yaptığımız yerlerde, bizden önce kamp yapmaya gelenlerin bıraktıkları rezillikleri-pislikleri (poşetler, şişeler, kaplar) görünce tüm samimiyetimle söylemek isterim ki söyleyecek, yazacak, onları taraf edecek sözcük bulamıyorum.

  İnsan denen canlı; neşe, huzur bulmaya, arkadaşları, eşi, dostu ile piknik yapmaya geldiği yerlere nasıl kıyar? Ne korkunç bir tercih, kabalık ve yaşama kıçını dönme biçimi…

  Gündüz kampı için Ganoslar bölgesi tam manasıyla ideal yerlere sahip. Sadece gündüz kampı için mi? Hayır! Gece kampı ve yürüyüş yolları, patikaları adına seçenek zengini bir yer.

  Ganoslar bölgesine geldiğimde, uçsuz bucaksız görünen dağların ışığın her dakikasında değişme biçimlerine, mitolojik hissiyatın yanında, insan denen canlının kalbine düşen zarafete her zaman hayran kaldım…

   İç içe geçmiş tepeleri, vadileri, çok yakın gibi görünen zirveleri, inanılmaz bir serüven, deneyim kazandırdığı gibi, ormanlık alanları yöre için tekrar ekoloji, ekosistem adına alınan yolun önemini de gösteriyor.

   Bölgeye her gidişimde bakarken, yürürken sanki bastığım yere, manzaraya kıyamayacak derece duygulara kapılıyorum.

   Burası Tekirdağ için, bölgemiz ve ülkemiz için: FIRSAT ve ŞANS… Yürüyüş yolları, hatta bulunup tespit edilecek ANTİK YOLLAR, balon turizmi, at turizmi, deniz turizmi için tam manasıyla bakir alanlar…

  Buraları titizlikle korumamız gerekirken, bağcılık, şarapçılık, Hora Feneri, Kral Yolu ve Gelibolu ile Tekirdağ arasında kurulacak, ortak yapılacak yürüyüş, balon, tekne turları, turizmi için de ayrı bir fırsat, şanstır…

   Her zamanki gibi yürüyüş arkadaşlarım, bahar sevinci olan Hıdrellez neşesini, bereketini Ganoslar gündüz kampına taşıdılar. Yunus ustanın marifeti, közde kaşla göz arasında pişirdiği biber, patlıcan ve diğer gıdalarımız, sembolikte olsa Ganosların kuzey ovalarını, tepelerini gören tepeye yaptığımız yürüyüş; günü, görsel şölenden öte; felsefik, sosyal, kültürel bir şölen ayrıcalığına taşıdı…

 Güven SERİN 

 

  
















20 Mayıs 2022 Cuma

SEMETLİ ve IŞIKLAR TURİZM İÇİN AĞLIYOR

 

Kamera; Güven
Semetlili Rıfat Usta ve Yunus Usta
Kamera; Güven
Semetli Diyarı
Özkan Hoca,Yunus Usta,Lokman Bey
Kamera,Güven

Kamera,Güven

Kamera, Güven
Ardıçlar Diyarı Semetli Tekirdağ

                     SEMETLİ ve IŞIKLAR TURİZM İÇİN AĞLIYORLAR

                ( Semetli Bülbülleri Türküler Söylüyor)

 

  Neredeyse birkaç adım ötemizde bulunan eski köylerimiz, yeninin mahalleleri turizm için ağlıyorlar. Turizm deyince akla gelen yabancı turizmden söz etmiyorum henüz! Kendi insanımızı, bölgemizin insanlarını bu cennetimsi yerlere çekmekten, tanıtmaktan ve boşalan köy ve mahallelerimizi canlandırmaktan, yaşatmaktan, huzur, neşe duymaktan söz ediyorum…

  Birçok insan ölmeden önce yapılacak bilmek kaç yapılacak gezinin, gösterinin, tat ve tuzun peşinde koşmayı hayal eder. Veya gerçekleştirmek için ardına dahi bakmadan, kendi izlerini, sesini ve soluğunu bile duyamadan koşup durur…

  Bazen çok uzaklarda değil yakında aramak gerekir bulunacak olan düşlerin mutluluklarını, huzurlarını. Semetli ve Işıklar öyle yerlerimizin en başında gelen Ganoslar-Işıklar Dağlarının kadim kültürlerine yaslanmış, kendi rüzgârı, güneşi, bereketi ve öyküleriyle kavrulan eşsiz yerlerimizdendir.

  Yunus ÇAKIR (Usta), Lokman TURAN, Özkan PAPATYA ve ben; yeni, yepyeni sloganımızın şafak tazeliği içinde “ Yöremizi Tanımalı, Tanıtmalı” düşünceleri içinde çıktık yollara. Gideceğimiz yer, SEMETLİ, birkaç hafta önceden kararlaştırdığımız yer. İki amaç taşıyor, gitme eylemi içinde olmamızın sebebi. Ganoslar Dağlarının kuzeyini görüp, şafakla birlikte bülbülleri dinlemekle birlikte çoban sürülerinin patikalarından yürüyüş yapmak. İkincisi de 82 yaşına ulaşmış, şimdilerde can sıkıcı hastalığıyla boğuşan Rıfat ustayı ziyaret etmek…

  Son nefese kadar yazacağım, haykıracağım bir şey; “ Doğaya, insana koşulsuz gitmek: Kendi bereketli sürprizlerini sunuyor insan danan canlıya.”

  Sabahın erken saati 05 zamanları koyulmuş olduğumuz yolun ilk yoldaşı koca kanatlarıyla yolda avını bekleyen yöremize tekrar dönmüş olan yırtıcı kuşlardan olan Şahin oldu. Günün nafakası için yere konmuş, belki avını kaçırmıştı. Usulca ve telaşsız havalandı Semetli’nin tarlalarının, derelerinin, koruluklarının üzerine. Sonra, bir ormandan çıkıp diğerine geçmek üzere bir büyük tavşan yolun yarısından geri döndü. Aracın doğaya yakışmayan sesi ürkütmüştü onu. Oldukça sağlıklıydı. Derken yaşlı bir tilkiyi Semetli’nin yakınlarında, kolay av sandığı kümeslere yaklaşırken izledik. Aç ve bakımsızdı. Her canlının son haliyle karşı karşıya; oldukça ihtiyar görünüyordu…

  Semetli köyü-mahallesi de diğerleri gibiydi. Sessizliğe, viranlığa baş kaldıramıyordu. Her köydeki manzaranın acıklı hali okuldu. Çatısı çökmüştü. Öğrencileri çoktan gitmiş. Öğretmenleri derse hiçbir zaman başlamayacak olan viran okulun zili de çalmıyordu artık…

  Köyün Ganoslar istikameti tarla yollarına girdik. Bir süre sonra uygun bir yerde bıraktık, bizi taşıyan vefalı beyaz aracı. İlk dere geçme sınavımız öyle başladı. Yörenin vadileri, çatakları derelerle; dupduru sularla doluydu. Yeşilin her tonu bulunuyordu ağaçların birbirine yaslanıp, upuzun koridorlarla sarmaş dolaş olup doğaya renk kattıkları yerde.

  Semetli’nin bülbülleri coşmuştu. Suların şafak akışı içerisinde, kurbağalar da ses verse de, bülbüller yankılanıyordu Açıkhava tiyatrosu şenliği içerisinde. Yaşamı, yaşamın devamı olan çoğalmayı, coşkuyla anlatıyordu Semetli bülbülleri…

  Dereler geçtik, kaygan kayalara basarak. Çobanların sürüleri, koyun ve keçilerle, yabanıl hayvanların milyonlarca yıl içerisinde oluşturdukları patikaların, yer yarıkları, yağmur sularının, doğayı anlamayıp, korumayanlara yapmış oldukları erozyon gösterileri içinde ilerledik yukarılara doğru.

  Dağların yukarısında bulunan meşeler, ıhlamurlar, ardıç ağaçları, güneşin ışıklarıyla şölenlerin yeşil olanlarını haykırıyorlardı… Başka illerimizde, kasabalarımızda, Ganoslar ve Istrancalar yörelerimizde, kamplar, yürüyüşler yapmıştık bolca. Semetlinin dağlarında yürümek ayrıcalığı, şaşkınlılığı ve çok boyutlu görüntüleriyle imrenmenin bilmem kaç halini yaşıyorduk…

  Duyarlı insanlarımızın; belediyelerimizin, Turizm ve Kültür Müdürlüğü ve turizm dernek ve şirketleri tarafından iyi anlaşılıp, tanıtılsa belki de en önemli yürüyüş, tırmanış, seyir yeri olacak cennetimsi dünyadaydık…

  Dönüşte Semetlili Rıfat Ustayı ziyaret ettik. Yaşının, bacak, bel ağrılarının ötesinde usta moraliyle kucakladı bizi. İki dostun-ustanın; buluşması pek insancaydı. Yaşları birikmiş gözlerin, ruhsal dumanları tütüyordu, bahçesi, ellerinde marifeti olan evin kıyıcığında…

   Dönüşte uğradık Işıklar köyü ve mahallesine. Bir başka değer, bir başka yerimiz! Birkaç adım uzaklıkta uygar dünyaya ve rüzgârın hünerleri, doğanın büyücülüğüyle TEKİRDAĞ TURİZMİ için ağlıyorlardı.

—Niçin ağlıyorsunuz, Semetli, Işıklar Köyleri?

—Görmeyen, bakmayan gözlere, duymayan kulaklara, bir cenneti bırakıp gidenlere ağlıyoruz, ey yolcular!

Güven SERİN