CEMİL YILDIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CEMİL YILDIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2024 Çarşamba

TEKİRDAĞ KAŞIKÇI'DAN DA YILDIZLAR ÇIKAR: CEMİL YILDIZ

 


İnternet



                                      KAŞIKÇI’DAN DA YILDIZLAR ÇIKAR

 ( Cemil YILDIZ )

  Köylerin, kasabaların, kentlerin ve ülkelerin saygınlığı, gelecek kuşaklara taşıyacakları öyküler, başarılar; içlerinden çıkarttıkları bilim insanları, sanatçılar, edebiyatçılar ve iş insanlarıyla ötelere; çok ötelere taşınır…

    Yok, olmuş, yok oluşa seyirci kalınmış köylerimizin insanlarının mücadelesi destansıdır… Örneğin, kentte yaşayan, şımarma kültürü içinde daralan bir kültüre sıkışmış genç bir insana “ Kara kış nedir?” diye sorsanız, onun için hiçbir şey ifade etmez. Köy yaşamını çok iyi bilen, aynı tastan çorba ve su içmiş insanlara;

“ Kara kış nedir?” deseniz:

 —Zorlukları aşmak, zorlukları yaşamak ve yaşama tutunmak-sözlerinin özleriyle karşılaşırsınız.

    1939 Kaşıkçı Tekirdağ doğumlu Cemil Yıldız tam da kara kış olarak bilinen yılların çocuğudur. Söylediği gibi, öksüz büyümüş, ilkokula epey geç başlamıştır.

   Belki de Cumhuriyet’in eğitim reformu ve coşkusu içerisinde Köy Enstitülerinden sonra başlatmış olduğu dönüşüm için Endüstri Meslek, Sanat ve Teknik Liseleri en öneli okullarımız içindeydiler. Liseyi bitirir bitirmez iş yaşamına yönelme, hatta kendi işini kurabilme kabiliyetini, bir yerde düşlerini gerçekleştirme şansını Sanat-Endüstri Meslek Liseleri verecek deneyime sahip öğrencileri yetiştirdiler.

  1939 Kaşıkçı doğumlu Cemil Yıldız’da Tekirdağ’da bulunan kuruluş felsefesinde yetenekli çocukları üretmeye, üretime kazandıran en önemli okullardan birisi, Tekirdağ Sanat Okulu’dur.

    Okulumuzun ismi o kadar çok değiştirildi ki şimdiki ismi; Tekirdağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’dir. Aynı zamanda bu okulumuzun başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Belli zamanlarda ülkemiz için çok önemli yerlere gelmiş öğrencileri mezun eden, onları ülke sevgisi ve hünerlerle besleyen bu okul, gözden düşürülmüş, atölyeleri, derslikleri, spor tesisleriyle gözde olan okulumuzun futbol sahası başka bir yer yokmuş gibi Milli Eğitim beton binalarıyla, değerli memurların beton araç otoparkıyla doldurulmuştur…

   Cemil Yıldız’ın hikâyesi 1939 yılında başlamış ve yıl 2024,bu öykü şehrimizin, bölgemizin, ülkemizin çok ötelerine, diğer ülkelere ulaşmıştır. Çok önemli ülkeler için üretim yapan, Cemil Yıldız tarafından 1969 yılında Topkapı Gümüşsuyu’nda çok küçük bir atölyede kurulan Yıldız Kalıp 55 yılında birçok insanı şaşırtacak, “Vay be! “ sözcüklerini defalarca söyletecek aşamaya geldi.

   1979 yılında Avcılar’da 2500 metre karelik bir alanda,1992 yılında sadece fabrika alanı 10 bin metre kareye ulaştı.2006 yılına gelindiğinde ise 74 bin metre kare alana sahip bir yerde,500 kişiyi geçen çalışanı ve dünya markası, saygınlığı kazanmış YILDIZ KALIP, Tekirdağ Kaşıkçı Köyü’nden de yıldızların çıkacağının büyük ispatı, gösterisi, hayalleri, iş disiplini ve görgüsü olan herkesin bu yolculuğa çıkıp bu onura dokunup, Cemil Yıldız gibi, olay zenginlik olayı olmaktan öte geçme biçimi olduğunu vatan ve millet sevgisiyle bütünleştire biliriz…

   Cemil Yıldız Sanat Okulu günlerini anlatırken en çok sevdiği ders Matematik ve Matematik Öğretmeni Sabri Babacan’dan söz ediyor. Yaşamı boyunca görüştüğü öğretmeninin tekrarladığı bir sözü de hatırlatarak;

 “ Matematik evin kaynanasıdır. Her işe karışır.” 1939 Kaşıkçı Tekirdağ doğumlu Yıldız Kalıp markasını yıldızlar arasına taşımış Cemil Yıldız’ı yakından incelerseniz göreceğiniz ilk şey; Matematik olacaktır! Yani, iş disiplini ve asla şımarmamak…

   Matematik bilimi de asla şımarmaz! Ne mitolojiye, ne astrolojiye, ne masallara, öykülere benzer; tek bir kurgu yoktur; şaşmaz rakamların sonsuza olan yürekli yolculuğu sadece Matematik Bilimi içerisinde gizlidir.

    1939 Kaşıkçı Tekirdağ doğumlu ve doğduğu köyü, şehri, belgi ve görgü sahibi olduğu okulu unutmamış, çevresinde “Hayırsever iş insanı” diye anılan bu değerimizi bilmek, hissetmek, tanımaya çalışmak, tıpkı Matematik gibi değerli, yüksek disiplinli ve evrensel zekânın vicdanıyla süslü bir neşe içerir…

Güven SERİN 

 

  






2 Aralık 2022 Cuma

KAŞIKÇI'NIN DÖRT MUCİDİ

 

CEMİL YILDIZ

HALİL DİNLER ÖĞRETMEN

                              KAŞIKÇI’NIN DÖRT MUCİDİ

 

  1800’lü yılların başında büyük Balkan göçüyle Osmanlı’nın eriyen topraklarından dalga dalga gelen, Rumeli türküleri kadar; sıcak, samimi dört ailenin dört çocuğundan söz edeceğim. Halil Dinler hariç, üçünü tanıma fırsatını-şansını yakalamış bir insanın övüncü içinde anlatacağım; dört insanı, dört öyküyü, dört yeteneği siz değerli okuyuculara.

   Halil Dinler’i Ferhadanlı doğumlu Mehmet Çevik öğretmen sayesinde tanıdım. Mehmet Öğretmen ilkokul öğretmeni olan Halil Dinler’i öyle bir anlattı, dillendirdi ki, tanımadan sevip, saydığım öğretmenler, insanlar arasına girdi.

  Kaşıkçı doğumlu dört çocuğun dört öyküsü ve ortak yönleri nedir diye sorgulamak isterim…

  Öğrencilerinin kahramanı, bir yerde yeniden var olmalarının kurtarıcısı olan Halil Dinler 30 yıl 8 ay öğretmenlik yaptı. Kepirtepe Köy Enstitüsü mezunlarından. Kepirtepe binalarının bazılarının yapımında çalışanlarından; işçi ve usta olarak…

   Tekirdağ Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi mezunu olan diğer iki çocuk: Cemil Yıldız ve Adil Yıldız da iki usta, iki aydın Kaşıkçı kökenli insanlarımız-dandır.

  O zamanın Endüstri veya Sanat okullarının nasıl bir öğreti içinde olduklarını anlamak için NİTELİK ve SAMİMİYET sözcüğüne dikkat çekmek isterim…

  Cemil Yıldız, okul ve askerlik yaşamından sonra, içinde olan üretme, var etme isteğini daha büyük şehre; İstanbul’a taşımak istedi. En yakınında bulunan aynı okul aynı sülale ve köy insanı ve arkadaşı Adil Yıldız’a beraber iş kurma teklifi etse de, Adil Yıldız, kısa süreliğine öğretmenlik yaptıktan sonra Almanya’nın yolunu tuttu.

  Cemil Yıldız, en çok istediği şeyi, İstanbul’da küçük bir atölyeyi kurmaktı. Düşü gerçek oldu. Sadece genlerden, Rumeli, Anadolu, Orta Asya’dan değil, öğretmenlerinden, Kaşıkçı kültüründen aldıkları disiplin, erdem, deneyim ve bilgiyle ününe ün, şanına şan kattı.

  Yüzlerce insana iş sağlayan Cemil Yıldız, bir yüzyıla yaklaşan, yarım yüzyılı geçen iş insanı tecrübesiyle Tekirdağ ve Kaşıkçı’nın; BİZLERİN markasıdır. Yüksek, üretken, çalışkan, özverili, erdemli bir değeridir…

   1969 yılında Cemil Yıldız tarafından Topkapı’da küçük bir atölye olarak kurulan Yıldız Kalıp A.Ş. şimdi 500 insanla birlikte çalışıyor.2015 yılı ISO Türkiye’nin ikinci 500 kuruluşu arasındadır: Kaşıkçı doğumlu Cemil Yıldız’ın 53 yıl önce kurduğu küçücük atölye…

  Adil Yıldız Almanya iş yaşamına, fabrika işçiliğine, ustalığına sessizce süzülür, suskunluğunu insan, ahbap, akraba hasretiyle yoğururken, bir başka Kaşıkçı insanı Ahmet İsu’yu hepsinden daha yakından tanıdım.

   Ahmet İsu bir dönem Almanya’da kalsa bile Kaşıkçı Tekirdağ hasreti yüzünden oradaki bütün olanakları nazikçe reddedenlerden birisidir.

  Tıpkı Cemil Yıldız’ın ilk zamanları gibi o da kendine, önünde asması, gölgesi, yeşili olan köy kahvesini açarak esnaflığa girdi. Bildik manada hiçbir zaman esnaf olmadı; olmak istemedi. Tıpkı, Almanya’nın bol parfümlü, ışıklı, albeni sunan yaşamının reddettiği gibi esnaflığın da ticari kurallarını yok saydı.

  Onun kıraathanesine girip de çayını, kahvesini içmeyen yoktur. İçip de para veren ise çok azdır. Sözünü ettiğim kişiler, yani parası kabul edilmeyenler misafir sayılanlardır. Kırk kez gitseniz de onun misafirisiniz…

   Av ve avcılık açılınca gülümserdi; tıpkı Erkin Koray’ın gülümsemesi, yüksek müzik kültürü ve düşüncelerinin yaşadığı yere sığmaması gibi bir parça hüzün, acı vardı Ahmet İsu’nun gülümsemesinde…

   Halil Dinler, yaşamı boyunca öğretmenliğe adanmış Köy Enstitüsü felsefesiyle binlerce öğrencinin, yüzlerce öğretmenin öğretmeni oldu. Adil Yıldız, derviş sessizliği içinde, dünyevi değerleri, ederleri çoktan keşfedip de sükûtu, öteki boyutları arayan Yunus felsefesiyle uğurlandı.

  Cemil Yıldız ise, bildik bütün kuralları yerle bir ederek, Kaşıkçı-Rumeli, Anadolu insanının yüksek becerilerini, kâhin olmadan, paşa çocuğu unvanı taşımadan fabrikatör olmanın yeteneğini, hünerini sadece ülkemize değil tüm dünyaya kanıtladı…

   Dört mucit, dört çocuk ve dört Kaşıkçı insanı! Aralarındaki ortaklık sadece Kaşıkçı Tekirdağ doğumlu olmalarından gelmiyor. Yıkmak yerine var etmek, yaygara yerine yüksek disiplin, dogmacılık değil bilim, nefret yerine sevgi onların en hakiki Kaşıkçı ortak değerleridir…

   Kimilerin ruhlarına, hayatın içinde halen yaşam sevinci saçanlara-ekenlere ise minnettarlığımı, onların destansı isimlerine saygı duyduğumu, bir, yüz, bin kez daha duyurmak etmek isterim…

Güven SERİN