MALKARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MALKARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2024 Çarşamba

VADİDE Kİ O YER!

 

Kamera; Güven

Kamera; Güven

Kamera; Güven

                                                        VADİDE Kİ O YER!

 ( Sağlamtaş )

  Büyük dönüşümler; köyden kasabaya, kasabadan kente olan göçler çok hızlı olduğu için; geride neleri bıraktık, neleri kaybettik tam anlayamadık ve anlamaya gayret edemedik…

  Kaybedilen şeyler; sadece kırlar; ağaçlar mı? Mevsimlerin her halini; renklerini, seslerini, kokularını izleme şölenleri mi? Lokma günlerinin sosyal yaşama kattıkları, katacakları mı? Okullar mı? Sağlık Ocakları mı? Yoksa bütün hepsiyle birlikte anılarımızın saf ve kendine özgü renkleri, sesleri mi?

   Vadide ki o yer; sadece, içinden birçok geçtiğimiz birçok yer gibiydi. Ayrıntılarından, oraya ait bütüne ait parçalardan, coğrafi ve tarihsel unsurlardan oluştuğunu anlamak için; durup görmek, bakmak, dinlemek gerek…

   Biz de öyle yaptık; diğer zamanlar gibi geçip gitmeyip, o yer dediğimiz vadinin içinde, çalışkan insanların birbirlerine sokularak bir araya geldikleri Sağlamtaş diyarına geldik…

  Sağlamtaş’a Müstecep tarafından geliyorsanız, ilk dikkatinizi çekecek olan badem ağaçları olacaktır. Baharın soluğunu duyar duymaz beyaz giysilerini giyen badem ağaçları, bir zamanlar buraya yerleşen, yurtlarını bırakıp gelen Rumeli insanlarının doğa ile insan arasındaki bağların karşılığını bütün görkemiyle bulmanız, görmeniz hatta duymanız mümkün…

   Badem ağaçları ticari olmaktan öte, ailelerin bayram tatlılarına, eski günlerine şahitlik içinde sınır boylarına, birer nefer gibi dizilmişler. Sağlamtaş’a yaklaştığımızda ise tepelerde ceviz ağaçlarını, cevizleri sert kuzey rüzgârına karşı koruyacak olan servileri gördük.

  Durup baktığımızda tepelerden vadide ki o yer dediğimiz Sağlamtaş evlerine, bildik ve bilmediğimiz binlerce öykünün de orada evlerin içinde, dışında, bahçelerde, bağlarda ve kuzey tepelerinde; Ganoslar’a kadar uzanan çam ormanlarında kim bilir ne zenginlikler duruyor. Sonlu yaşama sahip insandan çok öte de duracak gibi…

  Mehmet Bey ne aradığımızı, neyi görmek istediğimizi anlamış ki, yeni yapılan kaldırımların, sokakların ve bitmiş olan Sağlamtaş Spor sahasının, yine yakın zamanda Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından bitirilmiş olan çok amaçlı kullanılacak olan düğün salonunu gördük. Su şırıltıları duyduğum yer için:

—Burası nedir? Sorusu karşısında Mehmet Bey: - Bizim köyün deresi, diyerek cevap verdi.

—Bir ismi var mı bu derenin?

—Vallahi biz hep dere dedik buraya…

   Dere denilen yeri daha yakında incelemek için sağına, soluna yaklaştım. Şaştım kaldım dersem yanlış olmaz dostlarım. Burası bir nehir yatağı gibi derin, geniş, aynı anda tonlarca suyu taşıyıp kilo metrelerce ötelere taşıyacak kadar kadim geçmişe sahip bir dere yatağıydı…

  Dere denilen, bana göre muazzam bir nehir geçmişi olabilecek yerin güney kısmı, Ganos Dağları kuzey kısmı oluyordu. Alabildiğine yemyeşil çam ormanlarıyla kaplıydı. Gözümü kapatarak bu yere getirip gözümü açsalar, burasının Tekirdağ bölgesinde Sağlamtaş olabileceğini düşünemezdim. Tam manasıyla; insanın, suyun, dağların, tepelerin ve vadilerin birleştiği bu yerde; insanın, insanlık yolculuğunda birlikte taşıdığı bütün marifetler pişiyor, etrafa misler gibi kokular yayıyordu.

   Vadiye yaklaşık 140 yıl önce yerleşmiş, Rumeli kültürü ve dokusunu da beraberinde getirmiş insanların bütüne katkısı; yani birlikteliğe ve Sağlamtaş gibi bir yeri, yeşille marifetle buluşturmaya, boşalan, neredeyse eriyen köylerin yanında direnmelerinin nedeni; çalışmaya ve yaşadıkları yere duydukları büyük sevgi ve sevda…

  Mehmet Bey de Tekirdağ merkezde yaşarken, şimdi Sağlamtaş diyarına, yeşilin, dinginliğin, çok farklı kuş seslerinin olduğu bu yere dönmüş…

   İnsan denen canlı, çok zengin olmak için çok çaba harcıyor harcamasına ama yaşamın sonunda herkesin aradığı tek şey; “ Saf Huzur” değil mi? İşte, böyle değerli yerlerin saf huzuru; kalabalık ve kargaşadan sıkılmış insanları bekliyor; ilk zamanlarda olduğu gibi; taptaze…

 Güven SERİN 

  

 

  







18 Ekim 2022 Salı

DÜNYA KADIN ÇİFTÇİLER GÜNÜNÜ KUTLADIK

 


Kamera; Güven


Kamera; Güven 

                     DÜNYA KADIN ÇİFTÇİLER GÜNÜNÜ KUTLADIK


    15 Ekim 2022 günü Dünya Kadın Çiftçilerimiz Günü nedeniyle bölgemizin çiftçi kadınları gününü kutladık. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi üzerine düşeni fazlasıyla yapmış, üreten kadınlarımızın büyük çoğunluğuyla konuşup davet etmiş. Bir tek şey unutulmuş! Göksel sürprizi, yağmurun bereketini…

  Sahil dolgu alanda yapılacak etkinliklere, katılımcıların ifade ettiği gibi yağmur bereketi ve kara günümüz… Bartın Amasra’da 41 madencimizin ölümü, simsiyah ve hoyrat bir rüzgâra, zindan karası bir ağıt-a; ağıtlara yükseldiği için müzikal etkinlikleri iptal edilmiş olsa bile, yağmuru olumlu, gerekli bir hediye kabul eden yetkililer, katılımcılar, sahil dolgu alanındaki kahvaltılarından sonra Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi binasına geçtiler.

  Tekirdağ ve bölgemizin tarımı, özellikle sürdürebilir tarım faaliyetleri, aynı zamanda Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlaması, tam anlamıyla akıl ve lezzet işbirliğine dönüştü. Üreten kadınların olduğu her yerde ne vardır biliyor musunuz? Sadece lezzet değil, paylaşım, ikram, üreten insan zenginlikleri, sadelik, dürüstlük ve en önemlisi “Tatmazsan, almasanız kırılırım, hatırım kalır” gibi bakışların şefkati vardır.

  Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Önder Çiftçi Kadın Kolları Derneği Kadın Kolları Başkanı Bahar Yarapsanlı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Dr.Fatih Bakanoğulları, Mektebim Okulu öğrencileri, öğretmenleri, Ziraat Yüksek Mühendisti Hacı Aslan, Root Tarım ve Gastronomi Okulu sahibi Emel Arslan Güryıldız, büyük yeni salonu dolduran kadın çiftçilerimiz, hep aynı heyecan içindeydiler:

    Üreterek, yerine yenisin koyarak, doğayı ve insanlığı kirletmeyerek yaşamak…

  Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ın konuşmasının en anlamlı yeri:

—Hep merak etmiştim, yeni binamızda yeni salonu ilk olarak hangi amaç için kullanacağız diye? Görüyorum ki, kadın çiftçilerimiz, üreten kadınlarımız için kullandık: MUTLUYUM…

  Konuşmacılardan birisi de; Zir. Yük.Müh.Hacı Aslan,tarımda çalışan kadınlarımızın sigortalı olanlarının sayısı % 5 ‘ i geçmediğini söylemesi,oradaki temiz yüzlü,hünerli ellerin kadınlarının başları maalesef yere eğildi…

   Görünen o ki, en çok tartışılacak konularımızdan birisidir; Tarımda çalışan, sürdürebilir tarımı devam ettiren kadınlarımızın sosyal, kültürel güvencelere kavuşturmak…

  Root Tarım ve Gastronomi Okul yöneticisi ve sahibi Emel Arslan Güryıldız da tam bu konuya, üzerine basa basa dokundu:

  “ Kendinizi, üretim becerilerinizi lütfen fark edin. Kendinize önem verin. Sizler çok değerlisiniz, çünkü insanlığın var olması için, yaşaması için üretiyorsunuz. Yılmayın ve daha çoğunu isteyin…”

   Mektebim Okulları öğrencileri ve öğretmeni ise çok önemli hazırlık yapmışlar, insan sağlığı, insanlık geleceği için önemli ve yararlı sebzelerin dertlerini, masum yüzlü, temiz sesli çocuklarla anlatma hazırlığı yapmışlardı.

   Kimi çocuk, patlıcan, kimisi hıyar-badem, biber, kavun, karpuz, domates olarak sahneye geldi. Kendi yararını, faydalarını anlatırken, genetik yapıları değiştirilen sebzelere dikkat çektikleri gibi vicdanı, aklı, duyarlılığı olan her insana iz bırakacak sözcüklerle:

—Bizi kaybetmeyin! –Uyarılarını yapan, sebzelere dil, söz, can katan çocuklar, yerli tohumların önemine dikkat çekerek, belki de dünyada patlayan endişelerin, hastalıkların, kırılmaların da ilacını, yerli tohum, üretme, deneyim ve doğallık ile olacağının en güzel uyarılarını, çocuk yürekleriyle yaptılar…

   Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Dairesi Başkanlığı’nın ilk hamlelerinden birisiydi Kadın çiftçilerimize ulaşmak. Uzatılan ellerden birisi de Elmalı Kadın çiftçilerimizdir. Onlarda oradaydı. Yaylagöne, Sarıpolat, Edirne, Çanakkale’den gelen kadınlarımız, boş ellerle gelmemişlerdi. Ektikleri, biçtikleri, yoğurdukları, pişirdikleri, evlatlarını büyütüp, insanları sağlıklı besledikleri ürünleri ve üretimleriyle gelmişlerdi.

   Sarıpolat kadıları, onlara önce olmuş kadın muhtarları Ayşe Özkan, Sarıpolat, Yardımlaşma Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği üyeleri, başkanı, değerli katkılarıyla, inanç ve heyecanıyla yüzlerce üretici, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi yeni binası salonlarına apayrı bir lezzet, anı ve devamı sıklıkla gelmesi gereken öncü izler bıraktılar…

   Üreten ellere, yüreklere: Selamlarımla, teşekkürlerimle…

 Güven SERİN