KAYIKÇI DA, BALIKÇI DA
AYNI DİYARDA
------------------------------------------------------------
Kayıkçı Antik Yunan
dünyasında yeraltında yaşayan, ölen ruhları gideceği yere kayığı ile yeraltı
nehri Styx’dan geçirecek olan Kharon’dan başkası değildir.
Antik dünyanın
inancıdır Kayıkçı Kharon’a geçiş parasını ödemek. Yeraltı Krallığında, Hades’in
ülkesinde Kayıkı Kharon’u memnun etmeden, ona ücretini ödemeden hiçbir yere
gitmeniz mümkün değlidi…
Şimdi o zamanı bir
hayal edin! Ve Kayıkçı Kahron’in ölmüş ruhunuza seslenişini duyun;
“ Dur sefil ruh! Nefes alanların diyarından bana hediyemi
getirdin mi?
-
Geçmiş için ödemem işte burada Styx nehrinin yüce
kayıkçısı…
-
Ödeme kabul edildi sefil ruh hadi gel kayığıa,
götüreyim seni ölümden sonra ki yaşamın diyarına.”
Bundandır antik
dünyada ölen insanların gözleri üzerine konan paraların inancı. Ya da avuçları,
ağızları içine sıkıştırılmaları…
Ya balıkçı? Diğer bir
değişle; Halikarnas Balıkçısı olan Cevat Şakir Kabaağaç’dan başkası değildir.
19.yüzyılda doğmuş,20.yüzyılda yaşamış bir Bodrum sevdalısı…
Peki, ama onun
seslenişi nasıldır? Görelim;
“ Ya Ortadoğulu olacağız ya da Anadolulu… Ya Ticaniler
ülkesi olacağız, ya da yunuslar okyanusu… Ya terörün cenneti olacağız, ya da
Nasrettin Hoca’lar toprağı... Ya zaptiyelerin düdüğü ötecek, ya da Hemeros’un
şiirleri söylenecek…
Yokuşun başına
geldiğinde Bodrum’u göreceksin/Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin”
Güven Serin
