ŞAMPİYON,Kendine has karakteri
neredeyse tüm yarış severler onu
kalplerinde başköşeye koymuştu.
O çıkınca yirmi bin insan susardı...
Film bittiğinde dört karakter,sizin tanıdığınız
sevdiğiniz at ve insanlar;
Bold Pilot,Begüm Atman,Halis Karataş ve
Özdemir Atman...
Sinema sanatının büyüsü,insan sanatından
aldığı ruh;tam burada dönüşüme uğrayıp
başka bir özellik kazanıyor;büyük çığlıkların
arasından sıyrılıp yeryüzüne kendi
kaidesine çıkıyor...
SADECE BİR AT DEĞİL;
ŞAMPİYON O!
------------------------------------------------------
1993 doğumlu bir
İngiliz tayı. Doksanlı yılların efsane ismi Bold Pilot(Bob Paylat) At yarışına
hiç gitmeyenlerin bile duyduğu iki isim; Jokey Halis Karataş ve şampiyon at
Bold Pilot…
O bir at olmaktan
öte, doğuştan sağlam karakteri, hafif sertliği, haşarılığı olan bir safkan
tay-çocuk…
O yarışacağı zaman,
seslerden hoşlanmaz, onu tanıyanlar; yani orada bulunan 15–20 bin seyirci, sırf
o rahatlasın diye yarışma alanına getirilirken “çıt” çıkarmazdı. Yarış
severlerle bütünleştiği gibi; Bold Pilot başka iki insanla daha bütünleşti.
Hatta üç insan; Begüm Atman, Halis Karataş ve Özdemir Atman…
Bu üç güçlü karakter;
Yıllar sonra sinema sanatının dikkatini çekmesiyle defalarca şampiyon olmuş bir
atın, jokeyin ve ata gönül vermiş kanser tedavisi gören bir kadının muazzam
hikâyesi tüm ülkenin, belki de uluslar arası sanat camiasına kadar taşıyacaklar…
O yaramazdı yaramaz
olmasına; fakat iyi anlaşıldığı zaman; hürriyetinin elinden alınmadığı ve ona
saygı duyulduğu anlar; 1990’lı yıllar ardı ardına 11 kez seri yapmış bir
şampiyona dönüşecekti.
Halis Karataş’ın
kendi çapında bir efsaneye dönüşeceği, Begüm Etmen’in belki de yaşamak için bir
sebep gördüğü inanılmaz bir mucizenin dünyevi hikâyesi, destanı; Hipodrom da ki
binlerce insanla yazılacak, Haralarda ki bakıcıların kutsal bir görevi yapar
gibi özenle bakıp, besleyip, yarışa hazırladıkları bir yaşam mucizesi…
Halis Karataş,
jokeylik yaşamında 25 Bin ata binse de; eşinin Boldi dediği atı; Bold Pilot’u
hiçbir zaman unutmadı. Unutamadı… Birlikte otuz yarışa katıldılar. 21’ni
kazandılar. 1996 yılı onların altın yılı olmuştu.
2013 yılında hipodrom
da deyim yerindeyse büyük bir heyecan kasırgası vardı. Artık 15 yıldır
yarışmayan Bold Pilot; yani şampiyon; haradan çıkartılıp seyircinin önüne
getirildi. Bir yerden jübilesini yapmış oldu.
Yaşlanmış Bold Pilot
son bir kez seyirci önüne çıkartılma şerefini, şanını tattı. Çok az insana bile
kısmet olacak bir şan; şenlik ve soylu bir veda…
Şampiyon; sadece bir
film; jokey ile bir atın sevdası değil; insan hayatlarının kutsallığını sinema
eli ve diliyle çok daha farklı kaidelere taşınacağının, bir esere dönüşeceğinin
de karşılığıdır.
Türkiye’de farklı
salonlarda bu film, bir aydan beri oynatılıyor. Beyaz perdenin büyüsü;
Neredeyse elli yıldır ruhumla bir olmuş halde… Çok az filmde bu kadar aralıksız
yaşlı gözlere sahip oldum…
Sinema sanatı böyle
bir şeydir; sevginin, saygının gerçek bir kaideye oturmasını, yoğrulmasını
sağlar. Hissettirir iliklerine kadar insana; varlığın, var oluş nedenlerinizin birisinin de duygularımızın oluşu, hissiyatımızın varlığı olduğunu…



