14 Ağustos 2026 Cuma

BÜYÜK ŞANSIM

 

                                                  EN BÜYÜK ŞANSIM

   Çoğu insanın yaşamı boyunca yakaladığı şanslar vardır. Bazıları bu şans veya şansların farkına bile varmadan yaşarken, bazıları da hemen fark ederler.

  Mustafa Ege Akdemir, bu şansı çoktan beri bilenlerden:

Annesi Mahmure Yel.

  Bir insanın annesi için böyle bir cümle kurması ilk baştan sıradan gelebilir. Biliyoruz ki, anne sevgisi için milyarlarca şey söylendi, yazıldı. Mustafa Ege’nin annesi için yazdıklarında, alışılmış övgü cümlelerinden başka şeyler de var.

  Zamana boyun eğmeyen bir teşekkür var. Hem de kendisine yapılan iyilikler için değil; kendisi olduğu insan için…

  Mustafa Ege’nin yaşamına baktığımızda birbirinden farklı görünen üç yol çıkıyor karşımıza; Judo… Hemşirelik… Şiir… Birisinde mücadele, birinde ise insan hayatına dokunmak, diğerinde ise insanın kendi içine dönmesi var…

   Milli bir judocu olarak disiplinin ne olduğunu öğrenmiş. Hemşire olarak hayatın ne kadar hassas bir denge üzerinde asılı olduğunu görmüş. Şair olarak da içinde birikenleri sözcükler yardımıyla üflemiş…

  Her insan dışarıda birçok şeyi; deneyimler, gözlemler ve öğrenir. Ama ev de öğretir. Bir evde en uzun cümleyi bazen bir anne kurar; hiçbir şey anlatmadan… Mustafa Ege’nin annesine duyduğu sevgi biraz yakından analiz edilirse o farklı tarafı daha iyi anlarız.

  Bir anne, çocuğuna sadece hayat vermiyor. Ona hayatın nasıl yaşanacağını da gösteriyor. Bir kaç sözcük yeter bunu anlatmaya; sevgiyle, sabırla, bir bakışla ve bazen de “yapma” demeden, sadece yaptığıyla.

  Çocuk büyüse de, evden çıkıp gitse de, çocukken görüp öğrendikleri de onla birlikte yürür. Annesinin başkasına nasıl davrandığını, nasıl sabrettiğini, güçsüzün yanında nasıl durduğunu unutmaz…

  Bu davranışlar yıllar sonra bir başka insanın davranışında tekrar görülür. Yenilenmiş biçimde… Aile kültürü de biraz budur…

  Sonuçta ailelerin tamamı çocuklarının iyi bir insan olmasını, iyi yetişmesini istiyor.

  İyi insan olmayı kim öğretecek? Diplomalar ancak meslek kazandırmaya yarıyor. Kazanılan para hayatı kolaylaştırabilir. Başarı ve rütbeler başka kapıları açabilir. Fakat iyi insan özellikleri:

Vefa, şefkat, merhamet, başkasının acısını anlayabilme; bunlar başka bir yerden süzülür…

  Mustafa Ege’nin annesine yazdığı satırlar bana bunu düşündürttü. İnsan büyüdükçe kendisini var eden insanları çok daha iyi anlamaya başlıyor. Çocukken bunları fark etmek mümkün olmuyor…

   Paylaşılan iki fotoğraftan birisine daha dikkatli baktım. Mustafa Ege annesinin omzuna kolunu atmış. Ama annenin gözleri oğlunda… En anlamlı fotoğraflardan birisi; oğul objektife, anne de oğluna bakıyor.

  Bir annenin bakışında kim bilir neler var: Çocukluğu, endişeler, sevinçler ve geçen yıllar. Ama anne hepsinin üzerinde şunu bakışıyla söyler: “ Yeter ki iyi olsun.”

  Oğlu ise dönüp annesine bir başka cümle söylüyor.

“ Bu dünyadaki en büyük şansım sensin.”

 Bir gün her şey değişir; evler, paralar, arabalar, eşyalar… Ama bir annenin çocuğuna bıraktığı miras; değişmez; onunla birlikte gelişir ve yaşar. Bence bir insan yetiştirip hayata bırakmak, en büyük evrensel mirastır…

  Sevginin farkına varmak ve bunu haykırmak; aynı zamanda emeği unutmamak, iyiliği çoğaltma anlamı da taşıyor.

  Bilirsiniz, bazı şanslar piyangodan asla çıkmaz. İnsan yaşamına doğduğu gün girer. Ve insan, o şansın değerini bir ömür anlamaya çalışır. Mustafa Ege’nin büyük şansı ise bellidir:

Mahmure Yel…

   Bir annenin varlığı ve bir evladın vefası… Ve ikisinin arasında sessizce büyüyen, gelişen bir hayat…

Güven SERİN 

 

 

 

  



2 yorum:

EGE AKDEMİR | GENÇ BEYEFENDİ dedi ki...

Çok duygulandım Güven Bey... Harika bir yazı olmuş... Çok teşekkür ederiz, sağolun...

GÜVEN SERİN dedi ki...

Çok sağ olun kardeşim; yaşamında her daim başarılar,huzurlu bir yolculuk diliyorum...