20 Mart 2025 Perşembe

EGE AKDEMİR; SEVGİNİN KUTSİYETİ

 




                                                    SEVGİNİN KUTSİYETİ

 ( Genç Şair Ege Akdemir )

   Meşhur bir sözdür; “ Bütün yollar Roma’ya çıkar.” Genç Şair Ege Akdemir için ise;

“ Bütün yollar ‘O Kadın’ a “ çıkıyor… Şairlerin sevme, âşık olma kaderselliği belki de onların genlerinde var. Yaşamak, sevme biçimiyle şekillenir, onlar için…

  Sevmek, belki de en hakiki yaşam iksiridir? Ama nasıl bir sevme biçimi? Al gülüm, ver gülüm veya sen beni seversen ben de seni severim şekilleri, alışkanlıkları mı? Sevginin ticarete benzeme biçimleri milyonlarca kez denenmiş olsa de her daim bir “çıkar terazisi” o sevgiyi denetleyecek ve sorgulayacaktır: Hangisi daha fazla verdi veya aldı, diye…

   Genç Şair Ege Akdemir için üçüncü yazıyı hazırlıyorum. Onun sevgiliye duyduğu bir yerde karşılığı olmayan ama içindeki sevgi ateşini daima besleyen ve ona sahiplenen, sadece artık efsaneleşmiş ve şiirsel tat ve tuz karşılığı içinde O KADIN ismini almış bir sevgili ve sevda…

   Tarihe altın harflerle yazılmış ve milyonların gönlünde taht kurmuş sevdalar, tıpkı şairin “ Ne kadınlar sevdim zaten yoktular” dizelerindeki gibidir; varla yok arasında kâinatın zamansızlığına katkı sağlayacak bir halde; kavuşamamış olmanın, hiçbir karşılık ve beklentinin olmadığı, yüce ve kutsiyet aşkı yaratmış bir sevgi yolculuğu…

   Ege Akdemir’den gelen mesaj çok netti; “ Güven Bey, üçüncü kitabımı bitirdim. Okuyabilir misiniz? Sonra da görüşmek için bir randevu istiyorum.”

   Yaşam denen gizemli olguyu yöneten duyguların en başında merak ve bizi oradan oraya sürükleyen, koşturan duygular değil midir? Duygularımızın iradeyle kesişen dilimlerini çok seviyorum. Özgün bir hal, aydınlık bir ruh içinde, en kırılgan olaylarla el sıkışma cesaretleri gösterirler…

   Sanatçıların sevme biçimleri, ister sevgiliye, isterse kardeşe, anneye, babaya; bir kırılma anları onlar için sanatsal bir kaos-kargaşa zamanı gibidir. Yaptıkları çalıştıkları sanat ne olursa olsun, o ruhsal kaos-kargaşa ve kayıp; bilin ki eserlerine de yansıyacak, oralarda derin izler bırakacaktır…

  Latin şair Catullus, Romalı şair Vergilius, Orhan Veli, Cemal Süreya,Attila İlhan,Picasso,Van Gogh içinde böyle derin izler bırakan duygu kırılmaları,eserlerine yansımış ve büyük tatlar,hüzünler iç içe geçerek,insanın mucizesini insanlığa miras olarak bırakmışlardır.

   Mailime gelen kitabın ilk şiiri; “O Kadın’a/Yüreğinde/Bir/Sevgi çiçeği olarak/Büyüdüğüm/Başlangıcın ve bitişin ötesindeki/Tek kadınıma” olarak daha önceki BÜTÜN şiirleri gibi O Kadın’a bir kez, bin kez, belki de on bin kez daha sesleniyor ve seslenecek…

   Beni şaşırtan ise kitabın sonunda “Sonsöz” olarak seslenen şairin sözcükleri! O Kadın diyerek gönlünün ve iradesinin başköşesine yerleştirdiği için “ Anlıyorum, galiba bu yolun sonuna geldim.” Diyerek pes etmeye benzeyen sözcüklerini not düşüyor.

    Kitabın içindeki şiirlerde de dile getirdiği gibi bu yorgunluğu, vazgeçme veya tükenişini, gözden ırak oluşa, gönülden de uzak olunacağına yoruyor…

   Şair, yetmezmiş gibi bir de, kitabın son şiirini O Kadın için değil de, başka bir kadın için yazdığını anlatmak, göstermek bir yerde DUYURMAK istiyor:

—Gözler Yalan Söylemez, şiiriyle…

   Şiirlerin izdüşümlerini anlamaya çalıştım. Görünen köy misali, Genç şair Ege Akdemir’in O Kadın diye yücelttiği sevgili olduğu gibi kalbinin tahtında oturmaya devam ediyor.

   Kısacası dostlarım, sevgi usulca süzülmüşse, VAZGEÇME biçimi sadece sözde kalıyor. Sevginin kutsiyeti için şunu söylemeyi borç bilirim!

    Kime karşı olursa olsun, canlı veya cansız görünen birçok nesneye, duyulan sevginin kutsiyeti doğmuşsa bir kere, kendi yangını onu ne kadar çok yakarsa yaksın, acıtırsa acıtsın; ışığını, evrenselliğini yaşadığı sürece hep koruyacak O’na ait duygularını…

   Belki de aşk şarabını yudumlayarak içmenin sarhoşluğu, vazgeçilmez bir beslenme biçimine dönüşecek…

   Şairimizin sevgiye duyduğu cesareti, söz sanatına vermiş olduğu emeklerini kutluyor, kendisine her daim başarılar diliyorum…

 Güven SERİN 

 








2 yorum:

EGE AKDEMİR | GENÇ BEYEFENDİ dedi ki...

Çok mutlu oldum Güven Bey çok teşekkür ederim, sağolun.

GÜVEN SERİN dedi ki...

Duygularını söze döküp sese-soluğa çevirdiğin için kutluyorum; selamlarımla kardeşim