31 Mart 2023 Cuma

MODERN TIP OLMASAYDI

 

İnternet


                                   MODERN TIP OLMASAYDI!

     Modern Tıp, yani “ Bilime dayalı, araştıran ve gözetleyen çağa ayak uyup sağlık ile insan arasındaki iletişimi sağlayan bilim dalı.”

    Modern Tıp olmasaydı neler olurdu?1600’lü veya 1700’lü yıllarda Gut hastalığı, modern tıp olmadığı için nasıl çözülüyor olabilir? Sıradan bitki karışımları bir yana, yengeç gözlerinden yapılan ilaçlar, kurbağa yumurtaları ve ölmüş insanların kafatası kemiğinin törpülenmesi sonucu yapılan uydurma ilaçlar…

   İnsanlık modern tıbbı keşfetmediği zamanlar, akla hayale gelmeyecek çözümler aradılar. Muhtaçlık böyle bir şey; her söze inanmak, denize düşen gibi sarılmak zorundasınız…

   17.yüzyılda İngiltere’de bitkisel ağırlıklı ilaçlar kullanılıyordu. Zararsız gibi görünüyorlardı. Bazı bitkiler; yüksükotu, güzçiğdemi gibi zehirleyici ve kalbi durduran etkilere sahiptiler.

   Hastalıklar için aradıkları devaları bitkilerde bulamayan insanlar birçok insanın bin yıl yaşasa aklına gelmeyecek arayışlar içine girdiklerini görüyoruz.

   Kedi merhemi, insan teri, insan plasentası, insan dışkısı, oruç tutan adamın salyası, örümcek yağı, akrep yağı, yersolucanlarıyla kaynatılan eniklerin yağı, tilki akciğeri ve daha bir sürü şüpheli veya iğrenç seçenekler, deneyler…

   Ama daha da ilginç ve iğrençleri de var. Üstelik günümüzden 200–300 yıl önce insanların, insanlık yolculuğunda seçmiş oldukları veya hastalıklardan kurtulmak için aradıkları çözüm yolları, normal insanların kanını donduracak kadar soğuk.

   Ölmüş insan vücut parçalarından yapılan karışımların yanında özellikle Mısır mumya parçaları tercih ediliyordu. İnfaz edilmiş insan bedeni parçaları, kötü kokmasınlar diye tütsülenerek, üstlerine çeşitli baharatlar serpilerek şifa-ilaç diye satılıyor, hastaların içmesi sağlanıyordu.

   Modern Tıp ortaya çıkana kadar akla hayale gelmeyecek yöntemler denendi. Bilerek, bilmeyerek ama hiçbir bilimselliği olmayan arayışlar…

   Sorunları çözdüler mi? Hayır… Bugün tıbbın ulaştığı noktada sıradan, çok basit görünen, zararsız sanılan ilacı bile alsanız, reçetesi her türlü olasılığı, deneyi, insan yapısını göz önünde bulundurarak ilacın yan etkilerini yazıyorlar. Tıp ve bilimsellik yan yana gelince böyle bir doğruluk sonumu da doğuyor.

   Yine de henüz tıbbın çözemediği veya birçok insana pahalı gelen tedavi yöntemleri yerine insanlığın arayışlarının sonu gelmiyor.

   Bazı günler, baharatçıların dükkânları eczacılardan daha kalabalık. Baharatçılar ise sanırsınız bu alanda doktora yapmışlar. Her baharatın nasıl mucizeler yaratacağını denemişler, bilimsel kanıtı sunmuşlar gibi övgüler düzüyor sattığı her ürüne…

   İnsanın arayışı, karanlık, kapalı, sorgusuz ve bilimden uzaksa; inanın bana 17.yüzyıl insanlığı gibi hastalandığı zaman başvurmayacağı yol, yöntem kalmayacaktır.

   İşin garibi bazı insanlar tıbba sığınmadan önce bir sürü kulaktan duyma ürün kullanıyor. Ya böbrekleri, ya kalbi, ya da başka organını mahvediyorlar… Ya sonra? Kıyıcığından veya doğrudan Modern Tıbba ; “ Bizi kurtar” demiyorlar mı? Nerede kaldı onca baharat, kurtarıcı diye yutulan bir sürü uyduruk, yutulan şeyler…

   Sözün özü, ölçüyü kaçırmadan yapılacak her şey zarif ve zararsız kalabilir…

     Bilime, sanata, felsefeye, edebiyata ne kadar yakınsak, başımıza gelen her neyse, bir o kadar eğitici, yaşamla ölüm arasındaki o muazzam ince derin ve manidar incecik çizgi ve buluşa dönüşebilir…

 Güven SERİN 

 


2 yorum:

Klio'nun Şarkısı dedi ki...

Ben bilimden yanayım:) Eskiden insanların antibiyotikle kurtulabilecekken basit sebeplerle öldüklerini bilmek korkutucu geliyor doğrusu.

GÜVEN SERİN dedi ki...


Deneme yanılma ve çaresizlik insana insanlık yolunda öyle uygulamalar,tedavi yöntemleri denemiş,kullanmış ki insanın kanı donuyor.Bende öyle; teşekkürler Sezer Hanım..