17 Ekim 2016 Pazartesi

GANOSLAR DOLUNAY ŞENLİĞİ


Kamera; Güven   Ganoslar


Kamera; Güven  Ganoslar
Yunus Usta görev başında;denizi,adaları ve tepeleri
izliyor.


Kamera; Güven 

Yunus Usta ve Bülent;ustanın eserine son eklemeyi
yapıyorlar


Kamera; Güven  
Ustanın kendi yapımı şarabı; bu yılın ürünü.
Aramosu, keskinliği,lezzeti;tam kıvamında

                                          GANOSLAR DOLUNAY ŞENLİĞİ



15 Ekimi 16 Ekime bağlayan günün gecesi; yine ve yeniden Ganoslar Kamp Zamanı… Aramıza katılan kamp arkadaşımız Bülent Yorulmaz; Ganos Dağlarının gecesinde bir kampçı olarak ilk kez bulunuyor.

 Geriye dönüp baktığımızda 10 yıl önce başlayan Ganoslar Kamp tutkumuz; hiç aksamadan devam ediyor. Yunus Usta, sadece zanaatı ile değil istikrarıyla da değerli bir kamp arkadaşı…

  Bülent Yorulmaz, en genç kamçımız. Yeniliğin ve artık zamanı gelmişliğin başlangıcını yaptı. Nasıl ki tenis tutkusu bir zamanlar; kıyısından başladıysa; doğada olmanın, doğayı anlamak için öncü bir adım olan kamp ve yürüyüş arzusu; insanın iliklerine işleyen bir yücelik…

  Türk Sanat, Türk Halk veya caz, blues, rock severler iyi bilir; nasıl bir tutku, ritim, coşkuysa dinlediğiniz, izlediğiniz; doğada olmak; Ganoslar Dağlarında olmak da öyle bir şeydir…

  Ganoslar Dağlarına; Kumbağ, Yeniköy, Uçmakdere,Gaziköy diyarlarına çıkıyorsanız heybenizde bulunacak en önemli şeyler; koşulsuzluk,doğaya saygı,doğa dinleme ve izleme sancınız da tutmuş olması gerekir.

 Kamp için seçtiğimiz yer Kumbağ ile Yeniköy arası daha önce yürüyüş yapmış olduğumuz eski; terkedilmiş bir bağın 50 metre güneyinde; bize ceviz yemişleriyle merhaba; hoş geldin yapan ceviz ağacının, ardıç, meşelerin hemen yakınında.

 Bir de şair konuğumuz var yanımızda. Kampımızın olmazsa olmazları her kamp bir şairi davet ediyoruz. Cahit Sıtkı Tarancı; mademki bir sanatçı ölmezse; her daim yaşıyorsa, biz de öyle davet ettik kendisini; yaşama dair bir şeyler fısıldasın diye…

 Cahit Sıtkı Tarancı da çoktan hazırmış; başladı şiirsel türküsüne;

Haydi, Abbas vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam,
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.

  Doğa sevdalısı Yunus Usta, doğaya yakışır bir masa hazırladı. Direkleri, kirişleri, kaidesi doğadan; kurumuş meşe dallarından… Ateş için odun toplamak; gece serinine, kuzey rüzgârına hazırlık yapmak; eski insanların kışlık hazırlaması kadar anlamlı…

 Taşın bol olduğu her yerde olduğu gibi; Yunus Usta, gecenin ve sabahın tenha zamanında antik zamanlardan kalmış bir kule inşa etti. Nice, acemi defineciyi şaşırtacak güzellikte bir şey…

  Cahit’e söz verdik ya o bizden heyecanlı. Durun; ne telaş ediyorsunuz diyerek uyardı sıkça… Odunsa odun, ateşse ateş, masaysa masa; bir de Edip Cansever’in dizelerinden birkaç dize haykırdı; gece çökerken Ganosların üzerine;

Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarları koydu
Biranın dökülüşünü, uykusunu koydu.

Masa da masaymış ha…
Banamasın demedi bu kadar yüke.

 Dolunay yükseldi Ganos tepelerinde. Elbet deniz de dolunay ile birlikte. Sanki gündüz; şafak söküyor; ardıçlar, meşeler, çamlar diyarında. Mitolojinin kahramanları Cahit Sıtkı ile şiir yarışına girmiş;

Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye.
Göster hükmettiğini mesafeye

  Ganoslar, gölgelerin izdüşümleri, şiirlerin dolunay seçkileri, kamp ateşinin kadim çıtırtıları, terk edilmiş bağların ruhları; doğayı anlamayan insanlığın bıraktığı çöp yığınları; insanı ezmek için yarışan kaideler, ticari oyunlar; hepsi kamp ateşinde, Edip Cansever’in masasında, Cahit’in rakı deminde; tekrar toprağa dönecek küllerle birlikte…

  Gecenin anlamını belirten saat; 01:00,dolunay tam da yukarıda; bütün şavkıyla, dağlara, çataklara, tepelere, biraz ötede ki denize, adalara sihirli bir gölge; antik zamanların şairleri, Cahit’e hadi bir tane daha derken; Bülent seslendi bize;

 Size birkaç şarkı dinletmek istiyorum. Mini Cooper’in bütün kapılarını açtı. İlk önce Barış Manço sahneye çıktı. Sonra diğer sanatçılar… Gece, çoktan güne yol alıyor; Ganoslar açıhava konseri ve dolunay; buranın ne kadar sihirli, değerli ve vazgeçilmez olduğunu anlatıyor.


 Güven Serin 






  





2 yorum:

İzler ve Yansımalar dedi ki...

Ve hayat devam ederken, sanatçı Barış Manço ölümsüz eseri 'Dönence' ile bizlere uzaklardan sesleniyor;

"Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
dönence / Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor
dönence / çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes
uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor
dönence... "

Ganoslar'da Dolunay şenliği, doğa ve şiir sever, kafa dengi dostlarla, rutin hayatın (keşmekeşin ve kaosun ) dışına çıkıp kamp kurmak... harika olmuş..Esenlikle..

Guven dedi ki...



Teşekkür ederim Esin. Doğa her daim çağrı yapıyor insanlara; insanlığa,gel uzlaş benimle ve esas huzuru bul;uygarlığa neşe içinde dön;dön ve anlat beni...