27 Haziran 2018 Çarşamba

Barış Manço Nick The chopper canlı




  Ne çok çalar,ne çok dinlerdik;kadim zamanlarda...Tam da panayır
zamanı;Paşaköy'ün minibüslerinde,birkaç yolcu daha almak için
fırsat kollayan mavi minibüste çalardı;henüz adam değildik,
kendi başımıza gidemezdik İpsala diyarının panayırına...
 Minibüslerde Barış yükselirken gökyüzüne,Paşaköy diyarının
ovasına;İpsala panayırında ise Yeliz'in söylediği Bu Ne Dünya
Kardeşim,şarkısı yayılırdı gecenin,sonbaharın içine...

4 yorum:

deeptone dedi ki...

hiç görmedim amaa trakyada panayır hep olurmuş, gezginciymiş, bunu anlatan bir sinema filmi izlemiştim, ne güzeldiii :)

GÜVEN SERİN dedi ki...


Efsane desek yeri var;insanlar tanrılara gider gibi giderdi o zamanın,bir yıl beklenen muhteşem cümbüşlerine;herkes için bir şeyler vardı:)) Çadırların,güzel çingene kadınlarının bol pudra,parfüm koktuğu,tüfek atışlarından,sandal sefalarına kadar:))

deeptone dedi ki...

hazan mevsimi (bir panayır hikayesi). nefis film yaa. belki tanırsınız panayırı ve filmin geçtiği yerleri.

GÜVEN SERİN dedi ki...



İnan bana Deep;panayırın filmi hiç aklımda değil:)) Panayırların kendilerinin anıları o kadar diri ki;hiçbir şey aralayıp araya girmeye cesaret edememiş:)) Bulunca onu paylaş lütfen...Bu panayırlar aynı zamanda ruhumda ki küçük kumarbazı da ortaya çıkartırdı:)) Ne çok harçlık yitirdim oralarda;o dozlu,dumanlı,zarların masaya düşüp " ah bu sefer olacak" dediğim diyarlarda...