4 Aralık 2012 Salı

BAŞ TACI MÜZİK

Kamera; Güven   Lütfi Kırdar -Rumeli Salonu-İstanbul

Blues Müzik
Blly Branch,Zora Young,Smokın Joe Kubek ve
Cedric Burnsıde

Çocukça ve inanmışlıkla, dokunursunuz derinliğe.
Evren,derinliğin en büyük parçasıdır ve küçük
parçası olan insan,müzik ile başka parçalara 
dokunabilir...





BAŞ TACI MÜZİK

  Müzik, kelime anlamıyla; duygu ve düşünceleri tek ya da çok sesli olarak anlatma sanatı olarak açıklanıyor. İnsanlığın hayatına ne zaman girdi tam bilinmese de çok uzun zamandır insanlığın yolunda iyi bir arkadaş olduğu da ortadadır. Her insanın sevdiği, ayaklarıyla, ruhuyla, sesiyle, kalbi ve elleriyle karşılık verdiği müzik çeşitleri vardır.

 Müzik sadece eğlence aracı değildir. Müziği önemseyen ve ona sahip çıkan inançlar da vardır. İnsan ruhuna açılan pencereyi ve yaratıcı ile anlatılanları daha iyi göstermek adına müzikten, daha ilk çağlarda bile yararlanılmıştır.

  Dünya nüfusu yedi milyarı gösterirken, bugünün dünyasında dinlenen müzik çeşitleri çok arttı. Eski müzik aletlerine yineler katıldı. Yenilere gönülden hoş geldin deme nezaketinin yanında eski dediğimiz ama hiç eskimeyen çalgılar; ut, kanun, piyano, keman, mızıka, flüt, saz bugünün müzik gösterilerinde de yerlerini kaybetmeleri mümkün değildir.

  Müzik, birçok insan için baş tacı, bunu biliyor ve görüyorum. Dünya çapında durmak bitmeyecek konserler ve bu konserlere katılan binlerce insanların coşkusu hiç azalmayacak insan akışları görüntüsündeler.

  Müzik bu kadar önemsenir ve önemli bulunurken sevmeyenler, beğenmeyenler de yok mudur? Elbette vardır. Olmalıdır da. Fakat bu kişiler ülkemizin üniversitelerinin içinde bulunuyor ve önemli bir görev üstlenmişlerse bu insanların kamuya yansıyacağı fikirleri de oldukça önemlidir. Çocuklarımıza eğitim, öğretim verecek yerlere Öğr. Üyesi Prof, Prof Dr gibi unvanlar ile gelmiş olmaları ve burada bulunma sebeplerini unutmuş gibi davranmaları inanılmaz bir düşünce içine girmeme neden oldu.

  Hangi profesörlerden söz ediyorum? Elbette şu meşhur profesörlerden;

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Öğr. Üyesi Prof. Orhan Çeker; “ Müzik için haram diyemeyiz ama helal de diyemeyiz. İçeriği İslama uygun olmalıdır. Ama kadın sesi içeren müzik kesinlikle caiz değildir.”

  Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Hamdi döndüren; “ Çalgı aletleri, bunları çalmak, satmak ya da şarkı söylemekten para kazanmak, nefsi azdıran, örneğin diri bir kadının ya da şarabın heyecan verici niteliklerini anlatan şarkılar (çalısız dahi olsa) caiz değildir.”

  Marmara Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Ekrem Buğra Ekinci; “ Şarkı denen şeyin ancak, çalgı ve kadın sesi içermiyorsa sakıncalı değildir.”

  Türkiye Gazetesi ‘ilim’ yazarı Mehmet Ali Demir; “ Müzik ne kelime, ilahi bile haramdır.”

  Bilmiyorum, bu söylenenleri Prof. Dr. Öğretim üyesi unvanlarını taşıyarak duyurmaları, bu düşünce içinde olmaları sizin de “ben” gibi büzülme geçirmenize neden oldu mu? Beyninizdeki nöronlarda büyük bir basınç oluştu mu bilemem; ama bende, benim nöronlarım-da oldukça fazla basınç yaptı. 

 Dini, insanları huzura kavuşturacak inancı bu şekilde korumak, yaymaya çalışmak ne kadar kalıcı ve gerçekçidir doğrusu büyük bir şüphe içine girdim. Kendimi bildim bileli müzik dinliyorum. Erkek sesiyle de, kadın sesiyle de severek dinlediğim, neredeyse tüm insanlığın müzikle beslendiği ortadayken, bu çıkışları, bu kısır döngülerin korkunç düşüncelerini sunmak, güzel inancımıza muhteşem büyüklükte kayıplar yaptırıyor. Yaptıracak ta.

  İnançlarda zorlama, inançlarda değişen dünyanın değişen ihtiyaçlarını görmeme, çelişkili görme olursa; bu inancı katletmek olmaz mı? Müziğe, sanata, bilime karşı çıkarken, müzikle, sanatla, bilimle yoğrulmuş ülkelere kafir derken, onların ürettiği bütün malları baş köşene koymak ne kadar caizdir? Bu basit soruya hangi katı kalpli profesör cevap verecek?

  Gazze’de çok yakın zaman önce silahlar sustu. Ölüm, vahşet, yuvaları yıktı. Kanlar gözyaşlarıyla birlikte haktı. Savaşın silahları susar susmaz gençlerin ilk yaptığı şey müziğe ve dansa sığınmak oldu. Yoksa insan denen hassas, zarif canlının ruh sağlığını koruyamazsın. Dualar, yakarışlar, ibadetler elbette önemli. Ama onları yapan insan, niçin müziği, sanatı, dansı da yapmasın? Kimse kimsenin cennetteki yerini alamayacağına göre; bırakın herkes kendi cennetine ve cehennemine kendi gitme şansını kendi inanmışlığı ile yapsın.

  Efes Pilsen Blues Festival 23 bu yılda gerçek bir şölen içinde yollarına devam ediyorlar. 30 Kasım ve 1 Aralık 2012 tarihinde İstanbul Blues müzik ile iç içe, koyun koyuna yaşadı. Biralar sudan daha fazla içildi. Blues sanatçıları yine her zamanki gibi sanatlarını en masum çocuk güzelliğinde, coşkusuyla yaptılar. Yüzlerce insanın sudan daha çok içtiği bira ve müzik, muhteşem bir insanlık töreniyle sakince noktalandı. Sanırım, inanç her zaman lazım ve gerekli. İyi insan olmaya inanmak… Kanunlara inanmak… Adalete, yöneticileri ve asıl önemlisi de kendi birikimlerimize, tecrübelerimize ve evrenin bize sunduğu muhteşem derinliğe sahip hisse-dişimizi  inanmak, kötülüklerin en hakiki düşmanıdır.

  Blues sanatçılarının dini inancını, siyasi görüşünü kimseler bilmiyordu. Bildiğimiz ve görüp dinlediğimiz tek şey; işlerini çok çok iyi ve doğru bir güzellikte yapıyorlardı. Bir de bazı sanatçıların kulaklarındaki haç işareti şeklindeki küpeleri de müzik yapmalarına, sanatın coşkusuna kapılmalarına engel teşkil etmiyordu.

 Garip şey; aklı, iradeyi bir kenara itip salkımı bolca yedikten sonra talkın vermek; çok garip şey…

      GÜVEN SERİN
  

6 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

Sevgili Güven, yazını büyük bir üzüntü ile okudum.. Ve yeniden yaşadım geçmişi.. Sonradan milletvekili olan şişman bir adam vardı! öldüğü için ismini vermek istemiyorum ama kendisinden geçmiş bir yazımda uzun uzun bahsetmiştim.. Aynen burada belirttiğin zihniyete sahip örümcek kafalılardan biri olan bu şişman adam, zamanında, Gazi Üniversitesi Müzik bölümünü bir gûruhla basmıs ve "gavur müziği ile karı sesi dinlemek günahtır" diye sloganlar atarak müzik bölümü başkanı Prof. Zckmayer'in kuyruklu piyanosunun üstüne işemişlerdir..

Bu tip ALLAH'IN DEFOLU KULLARI her devirde vardı.. ancak bu devirdeki kadar zembereğinden boşanmışçasına meydanı boş bulup kusmamışlardı içlerindeki zehri..
Yanlış düşüncelerini olmayan akılları ile birleştiren ve sanattan ilimden bilgiden mahrum böyle insanlara acırdım..
ARTIK ACIMIYORUM! KIYAMADIĞIM İÇİN, SURATLARINA DA TÜKÜREMEM HİÇ BİRİSİNİN..
Sevgiler..

Guven dedi ki...


Sevgili öğretmenim,ne diyeceğimi bilemedim. Ama şunu biliyorum ki bizler gibi evrene ve evrenin akıl dolu canlısının ürettiklerine inanmış insanların en ıssız yerde bile kendi müziğini mırıldanacağı,kendi felsefemizi en derin ormanlarda,vadilerde bile ortaya çıkaracağı kesin bir şey; çünkü bu tabiatın muhteşem bir sunumudur bize.

Gönüllü olarak verilen bu uçsuz bucaksız heyecan, coşku hücreleri daima bizle,büyük dengenin muhteşem hatırına,bizle olmaya devam edecek; bazen hüzün, bazen coşku ama hep insanca...

Adsız dedi ki...

Wow, this paragraph is good, my sister is analyzing these things, ѕo I am going to tell her.



Also visіt my web ρage; seopressor version5

Adsız dedi ki...

hі!,I liκе your writing very much!
percentаge wе communicate moгe about youг poѕt on AOL?
I require a speсialist on this hоuse
to unravel my prοblem. Maybe that iѕ you!
Haνing a look forωard to seе you.


Look into my wеbsіte: wedding dresses

Adsız dedi ki...

Ѕіmplу ωant to ѕay уouг artiсle is aѕ amazing.

Тhe cleaгness tο уour рost is simply nicе anԁ i could
think уou're knowledgeable on this subject. Fine along with your permission allow me to grasp your RSS feed to keep updated with imminent post. Thank you 1,000,000 and please carry on the gratifying work.

my website :: SEOPressor V5

Adsız dedi ki...

Hello! ӏ сοuld havе sωorn
ӏ've been to this website before but after looking at a few of the articles I realized it's new tо me.
Regaгdless, I'm certainly delighted I found it and I'll
bе bοoκ-markіng іt anԁ
checκing bасk often!

My ωebρagе: Plugin For Blogs