16 Temmuz 2010 Cuma

BİR ÇİFT GÜVERCİN HAVALANSA

Kamera; Güven -     Çeşme
Bir çift güvercin havalansa ve
onlarcası, yüzlercesi çiçek kokulu
ormanlara konsa.
Bir çift güvercin havalansa ve
binlercesi, milyonlarcası dağlara
konsa...

Kamera; Güven-  Çeşme
Resimler, ruhun bedene, bedenlerin ruhlara
aktığı resimler...


BİR ÇİFT GÜVERCİN HAVALANSA



Cumhuriyetin Pazar ekinde oldukça dikkat kesildiğim bir hüzünlü hikâye okudum. İnsan, onlarca makale, haber, ilginç olay okur da birkaçından etkilenir. Belki de o günkü ruh halimiz, duygu yoğunluğumuz ile de yakından ilgilidir. İnsanlık tarihinin ilginç ve acı olayları saymak ve anlatmak ile bitmez. Ama bize düşen, unutulmuşluğu, hatırlanması gerekeni ve de hatırlanmış olandan insani ve insanca bir ders çıkarmaktır.

Bir şaire, Melih Cevdet Anday’a bir şiir yazdıracak kadar önemli olan nedir? Yahudi asıllı iki Amerikalının suçsuz yere ölümleridir.

Julius Rosenberg ile Ethel Rosenmerg’in Ruslara Amerikan silah fabrikasındaki atom bombasının sırlarını verdiler diye suçlanmışlardır. Benin doğmamış olduğum, babamın daha çok küçük yaşlarda ninem tarafından şımartıldığı yıllar. Demokrat Partinin ezici bir oy çokluğu ile iktidara geldiği ve ne hazindir ki çokluğun demokrasiye katkı sağlayacağı yerde tek adamlığa, hoyratlığa ve Amerikan yardımlarına alıştırılmaya başladığımız yıllar…

Julius ve Ethel 1950 yılında tutuklanırlar. Yargılanmaları üç yıl sürer. Her türlü konuşturma taktiği bir türlü sonuç vermez. Çünkü suçsuzdurlar. Ama ne yazık ki Amerika ve Rusya arasında muhteşem bir kavga vardır. Ve ajanlar oyun içinde oyun oynadığı görkemli yıllar…

Amerikan ajanları Rosenberglerle pazarlık üstüne pazarlık yapmaya başlar. Suçlarını kabul ederlerse ölüm cezalarının kaldırılacağı söylenir. Rosenberg çifti bu teklifi reddeder. Özür dileyip af talep etmeleri karşılığında evlerine, çocuklarına kavuşabilecekleri söylenir ancak Ethel “ Ya suçsuzluğumuza inanan milyonlarca insan ne olacak?” diye bur teklifi kabul etmez. 19 Haziran 1953 tarihinde elektrikli sandalyede idam edilirler.

Rosenbergleri suçlayan yakın akrabaları yıllar sonra onların suçsuz olduğunu söyler. Ne yazık ki suç, kabul edilmiş iki insan daha kargaşanın, büyük paylaşımın kurbanı olmuştur. Her devrin kurbanları, sunak taşları olmuştur. Her devrin sessiz ve onurlu ölümleri ardında bir parça iz ve kokular bırakmıştır. İşte bu izler şairlere, ressamlara, yazarlara ilham besinidir. Melih Cevdet Anday da bu hüzünlü olayın kendinde oluşturduğu duygular üzerine bir şiir yazmış;

Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma

Neredeyse gün doğacaktı
Herkes gibi kalkacaktınız
Belki daha uykunuz da vardı
Geceniz geliyor akıma

Sevdiğim çiçek adları gibi
Sevdiğim sokak adları gibi
Bütün sevdiklerimin adları gibi
Adınız geliyor aklıma

Değerli okuyucu dostlarım; işte böyle; bir şiir, bir şarkı ve belki bir resim; unutuldu sanılan ama çok küçük bir iz bırakmış masum ve onurlu ölümleri hep hatırlatır. Ve dünyevi olaylar bu hatırlanışlarda çok önemsiz kalır. Bunca kargaşa, bunca kurnazlık niye? Dersiniz…

Çok yakın zaman önce ölüm yıl dönümleri alınan Sivas’ta yakılan güvercinler de geliyor aklıma. Karanfilin yanık yanık koktuğu genç ve korkusuz Denizler, Pir Sultanlar, Nesimiler

gelir aklıma. Hepsi de sanat ile iyilik ile beslenen iyilere zarar vermeyen güvercinler değil miydiler?

Şimdi bir sürü güvercin havalansa ve biz o güvercinlerin ardından yanık yanık karanfil kokuları duysak. Baş döndürücü yaseminleri toplasak ve hep birlikte kol kola tutuşup; Orhan Veli’den, Âşık Veysel’den, Yunus’tan, Pir Sultan’dan, Mevlana’dan şiirler okusak…

Hazır duygulanmış, geleceğe köprü olmuş eskilere Yunus’a verelim sözü. Yunus bir şeyler desin bize.

Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler

Kiminin başında biter ağaçlar
Kiminin başında sararır otlar
Kimi masum kimi güzel yiğitler
Ne söylerler ne haber verirler

Güven























2 yorum:

gökçe7 dedi ki...

Şu garip dünyada en onurlu ölümlerdendir " Julius Rosenberg
ile Ethel Rosenmerg"’in ölümleri.
Melih cevdet dizelerinde ne güzel anlatıyor Onları...
Sevgili Ethel ne kadar hakıymış sözlerinde... milyonlar onların suçsuluklarına inandığı gibi onurlu ölümlerini de unutmadı unutmayacak...Kanıtı mı işte bu güzel yazınız.Kutlarım...

Guven dedi ki...

Saygılarımla Hocam. Büyük kalabalığın bol ölümleri sessizce uğurlanırken bazı ölümler İZ bırakıyor... Bazı ölümler; temel taşı olmaya devam edecek...