12 Mart 2018 Pazartesi

FATİMA'NIN ERKEKLERİ




FATİMA’NIN ERKEKLERİ
----------------------------------

 İstanbul'a her gidişimde etkinlikler arasında yer olan tiyatro izleme alışkanlığım bu yılda devam ediyor. Şehir tiyatroları, devlet, özel derken; Devlet tiyatroları küçük sahne tiyatrosuna gitmeye karar verdim.

  Karar verirken de kararsız kaldım. Ali Kemal Güven’in yazdığı oyunu, yazarı nedenini bilmediğim bir sezgisel şüphe ile karşıladım. Hayal kırıklığına uğrayacağım içime doğmuş sanki…

  Bu tür oyunlar nasıl seçiliyor? Hangi sanatçılar tarafından sahnelenmesine karar veriliyor? İşin içine politika, dayı, amca karışıyor mu? Sanıyorum ki, bu oyun yazarı böyle bir seçenekler iteneğiyle seçilmiş, sahnelenmiş.

  Tiyatroya gidenler iyi bilir. Seyirci refleksi vardır. İyi sanatı, sanatçıyı, oyunu, yorumu veya gösteriyi; anlık zekâ sunumlarını alkışlamadan edemezler. Yücedir o an; sanatla sanatçının iç içe geçmiş anı seyirciye yansır.

  Fatima’ın Erkeklerini oynayan oyuncuların; Özlem Güveli ve Can Şıkyıldız böyle bir alkışa tanıklık edemediler. Zorakiydi seyircinin alkışı ve orada kalışı. Hayal kırıklığı büyüktü. Üstelik bunun, böyle bir oyunun Devlet Tiyatroları Sahnesine gelmesi bile düşündürücüydü…

 Fatima’ın erkekleri nasıl onda hayal kırıklığı yarattıysa, bende ve etrafımda ki seyircilerde de aynı büyük kırıklık ve uyku halleri…

 1 saat 20 dakika bittikten sonra koşarcasına gittiğim mekân; Kum Saati Blues Club oldu. Mehmet Ökten, Fatih Yanık; yürekleriyle, ruhlarıyla coşturuyordu bildik o küçücük sahnede taşan seyirci ve dinleyiciyle iç içe; göz göze, soluk soluğa…

Güven Serin 


2 yorum:

SevKoz dedi ki...

Sinema da neyse de tiyatroda hayal kırıklığı daha kötü

Guven dedi ki...


Hemde çok kötü...