5 Nisan 2017 Çarşamba

BİZİM SÜLEYMAN


John Berger; 

" Görmenin büyük kısmı alışkanlıklara ve 
geleneklere dayanır."Der. Bakış açımızı değiştiren
alışkanlıkların dışına taşıyan veriler;
edebi,felsefi,sanatsal ve sezgisel olanlar
bizi dünyanın her tarafına taşır


                                                Bizim Silo...


BİZİM SÜLEYMAN
Kendimiz ile ilgili bir şeyler keşfedebilecek miyiz bu resimde. Ölümünden birkaç yıl önce Habertrak Gazetesi Sığda ki Derinlikler Köşemde "Bizim Silo" isimli çalışmamla Tekirdağ arşivlerine girmiş bir resim ve Silo'yu fark etme denemeleri...
John Berger'in ve daha nice sanatçının anlattığı Görme Biçimleri,niçin güne ve yarına yansımasın? Fotoğrafı öne çıkaran şey;doğallığıdır. İleriye dönük oluşu değil;geriye;geçmişe ait oluşudur.
Bizim Silo'nun kendine özgü yaşam biçimini;Silo gibi nicelerini ilimin bütün dalları,sanatın,felsefenin bakış açılarıyla kayıtlara geçirilmesini isterdim. Çok az bir deneme yapma;görgüsü ve haddi bulup yaşadım.
Kimseye meyden okumayan,gecenin soğuğunda ısınmaya çalışan biçare bir adamın;hemen arkasında,oraya öylesine bırakılmış,kullanılmayan bir tabela ise anne ile kızının;sıhhatli,güvenli halini anlatıyor.
Etrafa bakılırsa;viran bir yerde;yıkılan,daha önce yaşamların olduğu mekanların molozları arasında,pratik bir çare üretmiş,biçare ve zavallı sandığımız adamın,kendi kendine ve oldukça basit,ekonomik çareler üreterek yaşama tutunduğunu görmek mümkün...
Ayrıca;ona sadık köpekler-hayvanlar;içgüdüsel,sezgisel;en az,şefkatli,merhametli bir insan kadar yakın ve samimi görüntü içindeler.
Bizim Silo;senin hikayeni anlatacak birisi hep olacak... Çünkü sen farklısın sürünün tozlu koşusuna katılan bütünden...
Güven Serin

2 yorum:

Makbule Abalı dedi ki...

Silo'nun hikayeleri anlatıldı, duyuldu elbette ama hiç ses getirmedi mi acaba, geri bildirim olmadı mı diye düşündüm. Tekirdağ'ın dondurucu soğuğunda bu gariban nasıl korundu, nasıl barındı acaba?
Yanı başındaki köpeğin vefası insanlara ihtiyaç duyurmuyor mu acaba? Anne ve çocuğu resmi görenlere bir yardım elini, bir sosyal güvenceyi düşündürmüyor mu?
Yoksa öldüğünde şairin deyişiyle "Yazık oldu Süleyman Efendi'ye mi diyecekler...?

Guven dedi ki...


Süleyman;Bizim Silo,böyle,yılları yıllara ekledi Makbule Hanım. Birkaç yıl önce de sessizce öldü;Belki de ardında hiçbir gözyaşı bırakmadan;istediği biçimde ve kararlı bir yalnızlık kurup,kimselere savaş açmadan;kendi savaşını verdi;kendi bildiği yoldan...