13 Ocak 2017 Cuma

ABD BAŞKANI TRUMP





                                               ABD BAŞKANI TRUMP



  CNN haberlerinde güçlü ülkenin güçlü ve görkemli başkanı ilk basın açıklamasını yaptı. Hayli kontrollü, güçlü ve kendinden emin; büyük zenginliğe, korkunç güçlü bir akla sahip olmanın yaratıcı gücü gibiydi; Sanırsınız bakışlarda; bir Yunan, Roma Tanrısı, ciddiye alınmazsa, yeterli kurbanlar sunulmazsa, gereken her şeyi yapıp, insancıkları birden dünya yüzünden silecek kadar güçlü ve korkutucu…


  Güçler dengeleri her zaman bozuyor. Mısır’ın, Kıbrıs’ın doğru dürüst mücadele bile edilmeden İngiltere’ye kaptırılması; borç alacak korkusundan başka bir şey değildi…

  Tıpkı Abdülhamid’e Kızıl Sultan diyip saldırırken, Habdülhamid’i tanıma; tarihin içine girip kendi özerk, özgür ve sağlıklı irademizin oluşmasına katkı sağlamadığımız gibi…

  CNN Türk ve başka televizyonlar; tüm dünya medyası büyük ilgi gösteriyor büyük ülkenin başkanı Trump’a. Hayli şık giyinmiş. Siyah ceket, beyaz gömlek ve oldukça kırmızı bir kravat… Beyazın barışı, siyahın korkuyu yansıtıp yansıtmadığı belli değil… Belki de en önemlisi kırmızı kravat; kan rengini hatırlatıyor; ABD dünya tarihinde kan akıtmaya devam edecek…

  ABD dünyaya meydan okuduğu gibi aynı zamanda silah ve savaş pazarının ne büyük karlılık getirdiğini biliyor olmaları yüzünden; dünyaya meydan okumak, gerektiğinde ortalığı kan gölüne bulamak onları huzursuz etmiyor…

  Nereye girdiyseler; Irak, Afganistan, Vietnam ve daha niceleri… Trump’un ilk müjdesi dışarıya kaçmış sermayeyi, yani dışarıda kurulmuş güçlü ABD şirketlerini ülkeye çekmek… Zenginlik ve zenginlik; bütün kurgu bu…

  Bu güçlü, zengin, bütün dünyanın üzerinde kendini bir numara gören ABD aynı zamanda silahlı cinayetlerde de bir numara…

  ABD’de her yıl silahlı cinayetlerde ölen insan sayısı 10 Binin üzerinde… Aynı sayıları diğer ülkelerle kıyasladığımızda, Almanya,381, Fransa da 255, Kanada da 165, Avustralya’da 65, Birleşik Krallık 68, Japonya’da 39 kişi silahlı cinayet sonunda hayatını kaybediyor.

  Bu rakamlar yıllık oranlar. ABD’nin rakamları ise korkunç derecede korkunç… Bütün bunlara rağmen ABD, dünya savaşlarında kendine düşen kötü imajı yok etmek yerine, Trump en büyük müjdeyi verdi. Yani, en büyük istihdam yaratacağız, müjdesi…

  Haklı, ABD bütün bu olumsuzluklara rağmen beyin göçlerinin merkezi olma durumunda da en çok tercih edilen yerlerden birisi. Bu da ne demek oluyor? En yetenekli insanlar veya en yeteneksiz ama fırsatlardan yararlanmak isteyenlerin buluşma adresidir ABD. İnsanlar, daha fazla kazanma, güçlünün gücünden yararlanma tercihlerini seviyor olmalılar…

  Bilim dünyası aynı kıtada olan Kanada’yı inceliyor. Silahlı çatışmaların neredeyse yok derece yok olduğu, iç huzurun oldukça fazla ve insanların çoğunun kapılarını bile kilitlemediği Kanada, bu işi nasıl başardı?

  Bu tür huzurlu yaşamlar bizim ülkemizin farklı bölgelerine hiç de yabancı değil dostlarım. Komşuluk ilişkilerini, kapı kilitlememe alışkanlıklarının huzurdan, güvenden kaynaklandığını çok dinledik, bazılarımız ise yaşadık…

  Ya şimdi; nasıl bir ülke olduk? Zenginlerin daha çok zengin; yoksulun daha çok yoksul… Orta sınıf ne durumda olduğu kimsenin umurunda bile değil…

  Güvenlik için her türlü güvenlik önlemleri almak en temel şart haline geldi. Güzelim yalıların etrafı büyük yüksek duvarlarla çevrili. Bir sürü bekçi ve bekçi köpeği, alarm ayrı bir koruma…

 Sitelerimiz de öyle; zenginliğimiz arttıkça, daha güvenli alanlar aramaktan başka derdimiz yok…

  Kazanmak, herkes için geçerli olmazsa; ne kadar güvendeyiz? Bunu sorgulamak gerekir… İzmir’de yaşayan bir arkadaşım, iyi bir işadamıdır. İyi de kazandı. Ülkemizi yeterince güvenli görmediği için, birçok insan gibi, çocuklarını yurtdışında okutmayı, orada yaşamayı teşvik edici öneri ve tedbirler getiriyor-alıyor.

  Trump’un önemli açıklamalarından birisi de “mikrop” fobisi olduğuna dair… Bu fobi, diğer ülke ilişkilerini, savaş ve ölümleri ne kadar etkileyecek; bunu zaman gösterecek…

 
 Güven Serin  

2 yorum:

Olcay dedi ki...

''Nedense bütün olaylar hep bir salgın, savaş, yaralanma ya da ölüm türünden?'' Hiçbir zaman olaya eşitlenemiyoruz, diyordu Deleuze - hep ya çok erkeniz ya da çok geç kalıyoruz; ya çok aceleciyiz ya çok pasif, ya çok ilerdeyiz ya erişemeyecek denli uzakta. Gerçekten, kanla beslenen bir ülkenin, sömürgeci konumundayken, fikir göçüyle de bir numara konumunda olmasının nasıl bir izahı olabilir.? Ne kadar çok çelişkiye gebe bir ülke. İnsan psikolojisinin yeniden yeniden irdelenmesi için Amerikaya bakmak bile yeter sevgili dostum. Günümüz Türkiyesine ve günün Amerikasına baktığımız da azıcık anlama ve irdeleme algısına sahip insanların, bu makalenin derinliğini anlamaması mümkün değil. Hele şu ''KIRMIZI KRAVAT'' algısı ne kadar önemli. İnsan beden diline bakınca bile ürküyor sevgili Güven.

Guven dedi ki...

Çok teşekkür ederim sevgili dost...Yaşam algılarının,güç dengelerinin hiç şaşmaz bir şekilde iyinin,güzelin uzağında kalması;tarihsel bir sürecin hiçbir şekilde değerlendirmediğini de anlatıyor bizlere...