14 Aralık 2016 Çarşamba

SAİT ESİRCAN ANISINA


SAYGIYLA...



SAYGIYLA...

SAİT ESİRCAN ANISINA
--------------------


  Ölümünden yıllar geçse de ne çok hatırlayanı var öğretmen Sait Esircan’ın. Arkadaşları, öğrencileri yaşama davet ettikleri anılarıyla; hatıraları ölü olmaktan kurtarıp bugüne; yaşama davet etmişler.


  Kasabanın Işığı isimli Öğretmen Sait Esircan kitabı 1917–1987 dönemini anlatıyor. Bir insanın-öğretmenin iz bıraktığı; eğitimin, öğretimin kıtadan kıtaya; boyuttan boyuta akacağının, yokluktan varlığa dönüşeceğinin ispatı olan bir çalışma…

 Bu çalışmayı oldukça değerli buluyorum. Konu, sadece bir öğretmen değil, unutmayı neredeyse kötü bir kültür haline getirmiş insanlarımıza ayrı bir yol-yöntem de gösteriyor.

  Bu eser; Kasabanın Işığı çalışması Abdullah Damar ve Aytekin Erdem tarafından çıkarılmış; edebi, sosyal dünyamıza kazandırılmıştır.

 Sizleri kutluyorum. Sait Öğretmeni duyar gibiyim; 101 Abdullah; teşekkür ederim. Karaoğlan Aytekin; sana da; sizleri minnetle selamlıyorum…

  Bu eser 20.yüzyılı anlatıyor. Şimdi ise 21.yüzyılın ilk çeyreği yaşanırken; hiçbir öğretmen minareye çıkıp çocuklar nerede; “ Benim eşek çocuklarım; çalışmazsanız köyde kaz güdersiniz.” Demiyor; demeyecek.

  Şimdi bireyselliğin krallığını yaşıyoruz; güya özgürlük; aynı zamanda esaret; kul olmak iç içe… Bir çalışan; üniformalı; ona dert yanan sivile böyle söylüyor; “ Ağabey, benim yapacağım bir şey yok; biz emir kuluyuz.”

 Oysa eğitim, öğretim; çare bulmak-üretmek; yoksulu, düştüğü girdaptan kurtarmaktır da… Sait öğretmen; seni tanımış olmanın sevinci ruhumu ısıttı; minnetle selamlıyorum seni…


Güven Serin 



2 yorum:

Arzu Sarıyer dedi ki...

Yazmasaydın tanıyacaktım Güven iyi ki yazdın ben de ,tanımış oldum.Teşekkürler.Bıkmadan okurum ,okurum...

Guven dedi ki...


Ben teşekkür ederim sevgili öğretmenim..