29 Temmuz 2016 Cuma

UYARMIŞTI! SÖYLEMİŞTİ!





                                                              



UYARMIŞTI! SÖYLEMİŞTİ!
----------------------------


  Hemen her zaman her yerde okuyup, duyabileceğimiz hatırlatıcı sözcükler. 5 yıl önce, 10 yıl önce uyarmıştı. Diye yapılan nice habere rastlarız…

  Uyarıların akıla, ileri görüşe dayalı; toplum ve insan yapılarını iyi anlamak ve okumak olduğunu da hatırlatarak; bu uyarı; uyarmak işine kafayı öyle bir sabitlemişiz ki; karikatürde gördüğüm eğik kafa geliyor göz önüne.

 Hani kafayla, kafasını yan yatırarak tokuşanlar var ya; bu tokuşma işini öyle ileri getirenler var ki; önüne gelenle tokuşa tokuşa kafası eğik gezebilme hatırlatmasını da karikatür sanatıyla yapıyor sanatçı.

 Uyarılar, yani diğer anlamda nasihatler yüzünden epey çekenlerden birisi de benim. İki kız kardeşim, yeğenlerim sırf bu yüzden uzak duruyorlar benden. Sırf bu yüzden, sokağımızda yaşayan pamuk isimli köpeğe sadece “ nasılsın kızım” deniz boyunda ki çayhanede ki Fox isimli köpeğe “şımarık kız” demekten öte gitmiyorum.

 Korkuyorum, sizin anlayacağınız. Ve hatırlatmak da istiyorum; “ Bir musibet, bin nasihate bedeldir.” Bu soylu toplum, yaralı, batık, bitik insanları seviyor; çünkü her daim kendine bir pay çıkarıyor; az battı, az bitik oldu diye…

Güven Serin 






2 yorum:

Olcay Kasımoğlu dedi ki...

Evet sevgili dostum, benimde korkularım var, bazen kendime bile susabiliyorum. Kırmamak adına, kırılıyorum. Hani bazen kelimeler susar, çünkü anlatmaya yetmez, sanki, yeni kelimeler icat etmek gerekiyor, dil yetersiz kalıyor. Woolf da benzer şeyler söylemiş: “Kelimeler her şeyi söyler mi? Kelimeler herhangi bir şey söyleyebilir mi? Kelimeler ulaşılmaz noktadaki sembolleri yok etmiyorlar mı?” Kelimelerin her şeyi söyleyemeyeceği, ifadesiz kalacağı durumlar yaşıyoruz doğrudur evet, anlam asılı kalıyor çoğu zaman havada, çünkü dil susuyor, dil dolanıyor, kelimeler söyleyebilecek bile olsa, ulaşılmaz noktadaki sembolleri yok ediyor. Çünkü, semboller, yaşananların göstergelerini açıklamaya yetmiyor; geriye hakim olan şey, sessizlik oluyor.' Bende çoğu zaman evrenin koylarına demir atıyorum..sessiz ve sessizce...Çok teşekkür ederim, ne çok şey ne çok şeyle buluşmuş sessizce..

Olcay Kasımoğlu

Guven dedi ki...

Ben teşekkür ederim sevgili dost;konuşmanın ötesindedir bazen yazı;düşüncenin özüdür de sessizce yazılır beyaz kağıda;bir düş,bir ümit gibi bırakılır zamanlar arasına.