27 Temmuz 2013 Cumartesi

BENİ HATIRYANIZ



BENİ HATIRLAYINIZ

  Hatırlanmak, unutulmamak, birkaç sözcük ile anımsanmak istemek, sadece ve sadece insana özgü bir şeydir. İnsan, gizemli, marifetli, üst sınırları zorlayan, evren gibi genişleme merakı olan, sonlu bedeniyle sonsuzu hayal eden biricik canlıdır. En azından şu an için bilinen, akıl ve irade ile donatılmış tek canlı insandır.

 İnsanın marifetlerini, düşlerini, hayallerini saymakla bitiremeyiz. Vahşetlerini de, hilebazlıklarını da, kendi kendine oynadığı büyük oyunları da… İnsandır, sadece insan; hatırlanmak isteyen son nefesten sonra…

 Bir veda seslenişinin insan duygularının kaynayan haliyle seslenişidir de “beni hatırlayınız” sözcükleri… Hüzünlüdür… Bir daha görüşülmeyeceğinin anımsamasını da yapar… Ama kalıcılığa inanarak ayrılmak ister bu dünyadan.

  Filozofların beyin dalgalarıyla son nefese kadar verdikleri mücadelenin özünde de bu vardır. Bedenen kalıcı olmadıklarını her akıllı insanın bildiği gibi filozoflarda biliyordu. Bu sebepten hatırlanmalarını dilden dile anlatılacak öykülere aktardılar. Derilerin, papirüslerin, tuğlaların, killerin, taşların, kâğıtların üzerine kazıdılar hatırlanacak yaşamların diğer yaşamlara akmasını istedikleri sözcükleri.

  İnanmışlığın sevgisiyle yapılan her işin özünde hatırlanma isteği de vardır. Dikilen küçük bir çınar ağıcının büyücek oluşunda, yazılan dizenin, nesilden nesle kalacak oluşunda, bestelenen bir şarkının, yakılan bir türkünün anlattığı hikâyenin içinde hep hatırlanma, hatırlatma ricası vardır.

  300 Spartalının ölümüne verdikleri savaşın özünde de hatırlanma arzusu yatar. Ülkelerini kendilerinden çok daha güçlü bir orduya karşı savunan Sparta Kralı Leonidas ve askerleri öleceklerini bilirler. Kralın ölmeden önce ülkesini yolladığı haberciye söylediği son sözler ; “ savaşan bu kahramanları hatırlasınlar; bu kahramanlar ülkesini savunmak için savaştılar ve öldüler. Bizi hatırlasınlar! “

  Mustafa Kemal’in 1933 yılında Cumhuriyetin 10. yıl kutlamaları için hazırladığı nutukta çok önemli seslenişlerinden bir bölüm de;

“ Beni Hatırlayınız, hiç şüphem yoktur ki Türklüğün unutulmuş vasfı ve kabiliyeti bundan sonra da devam edecektir. Yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur;

BENİ HATIRLAYINIZ! “

Hatırlanmak, anımsamak istemek gayet insani bir şeydir. İnsan denen canlı, bilgi ve sözcüğü keşfetmekle duygularını da keşfetmeyi öğrenmiştir. Bir duygu deposu, yüksek medeniyet arzusunda olan insan; hangi mesleğin içinde olursa olsun, yaptığı her iş, dünyevi ödüllerin çok ötesindedir.

  Kendini adadıkları işleri; resme, şiire, fotoğrafa, hikâyeye, romana, heykele dönüşür; bu dönüşümün özünü besleyen şey, ebedi bir hatırlanma isteğinin biricik hoşluğudur. Doktorun hünerli ellerinde de, hemşirenin sımsıcak gülüşünde de, dağ bayır demeden gezen Sıdıka Avar’ın, Hasan Ali Yücel’in, İsmail Tonguç’un eğitime, öğretime, aydınlığa olan inançlarında da bu hatırlanma asaleti vardır. Hatırlanma isteği, insan yüceliğiyle, insan sevgisi, merhameti, aklı, sanatıyla şekillenince tadına doyum olmadığı gibi, hatırlanışa, hatırlanacak olmaya HAK kazanılmıştır; evrenin yasası gibidir bu hatırlanma hakkı…

 Şarkıya ses veren sanatçı kadın da bu yüksek hikâyeyi anlatır; ezelden, ebediyete sürecek olan insanın hikâyesini;

Dudağımda yarım kalan
Söylenmemiş son sözümdür
Baki olsa da ayrılık
Aşk her daim ölümsüzdür;

Hatırla sevgili
O eski günleri çocuklar gibi

 Sözlerin, pırıltıların kıyamet gibi yağdığı, değişimin gün ile geceden bile hızlı aktığı, renklerin renge geçip, insanların her şeyi muhteşem bir tırtıl gibi tükettiği bu günde, bu kadar hızlı unutuluşların şimşek gibi çakıp yok olduğu gökyüzünün karanlık köşeleri gibi, sözlerin, hikâyelerin, anlatıların peşinde koşmamın sebebi de nazikçe HATIRLANMAK, dostlarım; bu hatırlayıştır esas olan, bana güç, kıymet ve ümit veren…

 Güven Serin 












2 yorum:

destiny dedi ki...


Hep hatırlananlardan olmak,
hatırlamak dileğiyle...

Guven dedi ki...


Teşekkür ederim Destiny;dileklerimiz daim olsun...