27 Kasım 2012 Salı

GERİ DÖN


İSTANBUL 
Bazen düşünce denizinde arar
bulamazken kendinizi, küçük bir derenin
içinde görünen kendinize gülümseyerek
bakarsınız. Size benzer, kesildi kesilecek
şırıltısı; yağmurlara, dağlardaki karlara
muhtaçlık içinde yalvaran bir gururla
akar akar... 

GERİ DÖN

  Bir çağrı, yalvarma, sesleniş belki de bir nasihattir ,”geri dön” sözcükleri. Hangisi olursa olsun, içinde taşıdığı alışkanlığı, saygıyı ve sevgiyi de anlatıyor,”geri dön” çağrısı.

  Yüksek gururun kök saldığı, övgülerin nasırlaşan  sertleştiği, zarafetin yok sayıldığı bu diyarlarda iş işten geçmeden “geri dön” çağrısına kulak asan çok az insan vardır. Mezar taşlarına ağlanır, ağıt yakılır da, bir türlü yaşam içinde soluk alırken o canlının büyük keyfine keyif katmak için uğraşılmaz. Her şey geçtikten sonra; “ iyi insandı, hoş kadındı” gibi vicdan törpülenmesine zavallı insanın garip mırıltılarını dinleriz.

  Belki bir hikâyede, şiirde veya bir dost ortamında işitilir o ses; “GERİ DÖN” Belki, bize olan ihtiyacı anlatır… Veya kaybettiğimiz ruhumuza aç olan sarhoş bedenimizi toparlamamız için bir dost uyarısıdır. Bir sevgilinin erdemli son seslenişi de olabilir. İş ortağımızın altın değerinde bir uyarısı, anamızın evladına susamışlığı, babamızın sert vicdanının duygu seline kapılmışlığını da anlatıyor olabilir…

  Masamın üzerindeki kitabı alıp yıllanmış sayfalarını çevirmeye başladım. Basılalı sekiz yıl olmuş ama içine konuk ettiği kahramanların ruhları yüz yaşını bulmuş. Solmaz Kamuran’ın Çanakkale Rüzgârı geçmişimiz ile yüzleşmenin büyük hüznünü de anlatır bize. Cehaletin, kurnazlığın vicdan ve adaletten yoksun kaldığı zaman olacakları da anlatır. Evrenin insanlığa acımak yerine insanlığı alabildiğine serbest bırakıp bu büyük komedinin sessizce tanıklığını da yaptığının büyük delilidir aynı zamanda yaşanan büyük olaylar.

  İhtiyar bir adam seslenir, aşkın yoğunluğu içinde kıvranan, terkedilmişliğin büzülmesini yaşayan kadına;

“ O kadar tecrübem ve bilgim yok. Hayat konusunda bir amatörüm ben. Ama yine de söylüyorum, geri dön.”

Kadın, bakar ama görmez, algılamaz bir şekilde cevap verir;

“ Halim yok. Direncim, enerjim yok. Yapamam!”

  İlim dünyası doğanın insana akan enerjileriyle de meşgul olur; güneş, yağmur, toprak, ağaç, çiçek, arı, solucan, rüzgâr hep insana doğru akar. İnsana enerji, direnç ve öğreti taşırlar. Ya insanın insanlığa bıraktığı miraslara ne demeli? Şiirlere, romanlara, resimlere, öykülere, masallara, fıkralara, efsanelere, destanlara ne demeli? Hepsi insanın yorgun düştüğü zamana adanmıştır.

 İnsanı tam anlamıyla yok edecek yine insanın kendisidir. Pes etmişliği yok edecek bir ilaç, aşı yoktur. Var olan enerjiyi davet etmeyen ruhu kalkındıracak yine insanın milyarlık hücreleridir.

  Geri dön, çağrıları her zaman bildik lisanla yapılmaz. Bazen bir tarla kuşu çağırır sizi. Kimi Ganos, Çanakkale, Meriç bülbülleri inanılmaz bir yaşam sebebinin ulvi seslenişiyle çağırılar yaşamın içine; merkezine. Gelincik çiçeği bütün kırmızılığı, yüksek dikkat çekişiyle, geri dön çağrısı yapıyordur, bitmişliğin nefessiz kalan canlısına. Ya Ağustos Böcekleri; onlar da milyonluk türküyü, geri dön, çağrısı üzerine yapmazlar mı? Kısacak ömürleriyle her yıl geri dönen diğer canlılar gibi; leylekler, kırlangıçlar, sığırcık kuşları, turnalar hep geri dön, çağrısına kulak verip yaşama, sonsuza, adanmış muhteşem gösterinin oyuncularıdır aynı zamanda.

 Sebeplerimiz ne olursa olsun; maddi ve manevi kayıplarımız bir dünya büyüklüğünde olsa bile, GERİ DÖNMEK güzel şey. İnsan dünyanın yüklerini ağır bulan insan, evrenin bir parçası olduğunu hep unutur. Bedeninde ve ruhunda taşıdığı parçalar evrenin çok değerli eseridir aslında.

 Bize yönelik bütün çağrılar dursa bile, kulağımıza evrenin o güzel, ölümsüz sesi bir şeyler fısıldar; geri dön, fark et kendini ve hayatını sürdür, diğer hayatların büyük gösterisine katkı veren bir oyuncu, yönetmen, izleyici gibi; gülümse alkışları var edenlerin emekleri aşkına.
 GÜVEN SERİN


4 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

Çok güzeldi.. ne yazabilirim ne yazmalıyım diye değil, hangisini yazmamalıyım diye düşündüm aklıma üşüşenleri kovalarken sevgili Güven.. Ne kadar güzel ve sade bir anlatım dili var kaleminin..
"Geri Dön!"... her insanın yokluğuna alışamadığı varlık için yüreğinden kopan çığlığıdır..
İyi bilirim!
Tesellim, bana hiç böyle seslenen olmaması..

Guven dedi ki...


Günaydın öğretmenim. Güne güzel bir yorum yüklemişsiniz. Teşekkür ederim. Günün güzelliği içinden ve "geri dön" çağrılarına insanca yaklaşıp, vicdanca ters düşmeyenlerin daha fazla olması dileklerimle selam ediyorum size.

destiny dedi ki...

Merhabalar,
çok hoş bir yazı, güzel bir konu Güven Bey. Bence 'geri dön' öncelikle, kendimize söylememiz gereken bir cümle..
Bazen o kadar uzaklaşıyoruz ki kendimizden..Dünya yaşamının zorlukları arasında, kendimizi unutuyoruz. Bizlerdeki, 'ben' leri...

Guven dedi ki...


Destiny,hoş geldiniz. Evet,geri dön,seslenişleri kadar,kendimizi aramak ve ilk önce "beni" bulmak çok hoş ve kalıcı bir dinginlik olacaktır...

Teşekkür ederim